Boşanma davalarında, eşlerden birinin diğer eşin özel konuşmalarını gizlice kaydetmesi veya Whatsapp yazışmalarını gizlice ele geçirmesi sonucu elde edilen delillerin hukuka uygunluğu Yargıtay içtihatlarında nasıl değerlendirilmektedir? Bu tür delillerin hükme esas alınıp alınamayacağı konusunda hangi kriterler dikkate alınır?
Boşanma davalarında gizlice elde edilen ses kaydı, video kaydı veya mesajlaşma (Whatsapp vb.) dökümleri gibi delillerin hukuka uygunluğu tartışmalıdır ve Yargıtay içtihatlarında duruma göre farklı değerlendirilebilmektedir. Genel kural, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağıdır (HMK Madde 189/2). Ancak Yargıtay, boşanma davalarının özel niteliği ve ispat zorluğu nedeniyle bazı durumlarda bu kurala istisnalar getirebilmektedir. Dikkate alınan kriterler şunlardır: 1. Elde Ediliş Biçimi: Delilin tesadüfen mi elde edildiği, yoksa planlı ve sistematik bir şekilde özel hayatın gizliliğini ihlal ederek mi (örneğin, casus yazılım kullanarak, sürekli gizli kayıt yaparak) elde edildiği önemlidir. 2. Başka Türlü İspat İmkânı: İddia edilen vakıanın (örneğin, aldatma, şiddet) başka delillerle ispatının mümkün olup olmadığı değerlendirilir. Eğer başka türlü ispat imkânı yoksa ve delil olayın aydınlatılması için zorunluysa, mahkeme daha esnek davranabilir. 3. Delilin Niteliği ve Ağırlığı: Elde edilen delilin, iddia edilen vakıanın ağırlığıyla orantılı olup olmadığına bakılır. Örneğin, ağır bir sadakatsizlik iddiasında, bu iddiayı destekleyen bir ses kaydının kabul edilebilirliği daha yüksek olabilir. 4. Kişilik Haklarının İhlali Dengesi: Delilin kabul edilmesiyle korunacak hukuki yarar ile delilin elde edilişi sırasında ihlal edilen kişilik hakları (özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği) arasında bir denge gözetilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin E:2023-8074, K:2024-6054 sayılı (metindeki tarih hatalı, muhtemelen 2023/2024 yılına ait bir karar) kararında, erkeğin eve ses kayıt cihazı koyması sonucu elde edilen kayıtlar hukuka aykırı bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E:2020-2-26, K:2022-1434 sayılı kararında ise, kadının çekim yapıldığını bildiği bir durumda elde edilen video kayıtlarının hukuka aykırı olmadığına hükmedilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin E:2023-5520, K:2024-3237 sayılı kararında ise, nasıl elde edildiği bilinmeyen Whatsapp ekran fotoğrafları, davalı tarafından yapıldığına dair kesin delil bulunmadığı için hukuka aykırı delil kabul edilerek hükme esas alınmamıştır. Özetle, her somut olay kendi özelinde değerlendirilir. Ancak genel eğilim, özel hayatın gizliliğini ağır şekilde ihlal eden ve sistematik olarak elde edilen delillerin hukuka aykırı sayılması yönündedir.