Aldatma (zina) nedeniyle boşanma kararı verilmesi halinde, kusurlu olan eşin mal rejiminden kaynaklanan 'katılma alacağı' ve 'katkı payı alacağı' nasıl etkilenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #218273

Aldatma (zina) nedeniyle boşanma kararı verilmesi, TMK Madde 236/2 uyarınca kusurlu eşin artık değerdeki payını (katılma alacağını) etkileyebilir. TMK Madde 236/2'ye göre, 'Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.' Bu, hakimin takdirindedir ve tamamen kusur durumuna, aldatmanın ağırlığına ve diğer eşin uğradığı mağduriyete göre değerlendirilir. Dolayısıyla, aldatan eşin edinilmiş mallar üzerindeki katılma alacağı tamamen ortadan kaldırılabileceği gibi, hakkaniyete göre azaltılabilir de. 'Katkı payı alacağı' ise farklı bir kavramdır. Bu, genellikle mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde (01.01.2002 öncesi) veya edinilmiş mallara katılma rejiminde bir eşin diğerinin kişisel malına veya edinilmiş malına yaptığı katkının (örneğin, bir ev alımına para verme) iadesi talebidir. Metinde 'Katkı payı alacağı ise aldatma nedeniyle ortadan kaldırılmaz' denilmektedir. Bu, TMK Madde 236/2'nin spesifik olarak 'artık değerdeki pay oranı' yani katılma alacağı ile ilgili olmasından kaynaklanır. Katkı payı alacağı, yapılan fiili bir katkının karşılığı olduğundan, zina gibi bir kusur doğrudan bu alacağı ortadan kaldırmaz. Ancak, genel hakkaniyet kuralları veya TMK Madde 5'teki dürüstlük kuralı çerçevesinde hakim dolaylı bir değerlendirme yapabilir, fakat TMK 236/2 doğrudan katkı payı alacağını hedef almaz.