Tebligat Kanunu'nun 10. ve 21. maddeleri ile ilgili Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 2019/2 E., 2020/3 K. sayılı kararına göre, muhatabın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki (MERNİS) yerleşim yeri adresinin bu adresten farklı olması hâlinde, MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu Madde 21/2 uyarınca tebligat yapılması yeterli midir, yoksa öncelikle bu MERNİS adresine normal bir tebligat mı çıkarılmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #218262

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 E., 2020/3 K. sayılı kararına göre, muhatabın bilinen en son adresine çıkartılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki (MERNİS) yerleşim yeri adresinin bu bilinen adresten farklı olması hâlinde, adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine 'Mernis adresi' şerhi verilerek Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması yeterlidir. Öncelikle bu MERNİS adresine normal bir tebligat (TK m.21/1'e göre) çıkartılmasına gerek yoktur. Kararın gerekçesinde, TK Madde 10/2'nin MERNİS adresini 'bilinen en son adres' olarak kabul ettiği ve bu adrese TK 21/2 uyarınca tebligat yapılacağına dair meşruhat verilerek (genellikle mavi zarfla) tebligat çıkarılmasının, muhatap o adreste hiç oturmamış veya sürekli ayrılmış olsa dahi geçerli bir tebliğ usulü olduğu belirtilmiştir. Bu uygulamanın, tebligat işlemlerinin sürüncemede kalmasını engellemek, masraf ve zaman kaybını önlemek, usul ekonomisine, adil yargılanma hakkına (özellikle makul sürede yargılanma) ve silahların eşitliği ilkesine uygun olduğu vurgulanmıştır. Kişilerin adreslerini güncel tutma yükümlülüğünün de bu yorumu desteklediği ifade edilmiştir.