Müteselsil borçlulardan birinin alacaklıya karşı ileri sürebileceği savunmalar (def'iler ve itirazlar) nelerdir? Bir borçlunun ortak def'i ve itirazları ileri sürmemesinin diğer borçlular açısından sonucu nedir (TBK Madde 164)?
TBK Madde 164'e göre, müteselsil borçlulardan biri, alacaklıya karşı şu savunmaları ileri sürebilir: 1. Kişisel İlişkilerden Doğan Def'i ve İtirazlar: Sadece kendisi ile alacaklı arasındaki kişisel ilişkilerden kaynaklanan savunmalar (örneğin, kendisine karşı borcun ertelenmiş olması, takas hakkı, ibra edilmiş olması gibi). Bu savunmalar diğer borçluları etkilemez. 2. Müteselsil Borcun Sebep veya Konusundan Doğan (Ortak) Def'i ve İtirazlar: Borcun doğumuna veya içeriğine ilişkin olan, tüm borçluları ilgilendiren savunmalar (örneğin, borcun zamanaşımına uğraması, borcun geçerli bir şekilde doğmamış olması, borcun konusunun imkansızlığı, borcun muaccel olmaması gibi). Bu savunmalar, tüm borçlular tarafından ileri sürülebilir. TBK Madde 164/2'ye göre, müteselsil borçlulardan biri, kendisinin ileri sürebileceği ortak def'i ve itirazları (yani tüm borçluları borçtan kurtarabilecek savunmaları) alacaklıya karşı ileri sürmez ve bu nedenle borcu ödemek zorunda kalırsa, iç ilişkide diğer borçlulara rücu ederken, bu ihmali nedeniyle diğerlerine karşı sorumlu olur. Yani, diğer borçlular, 'sen bu ortak def'iyi ileri sürseydin borcu ödemeyecektik, dolayısıyla sana rücu payını ödemeyiz' diyebilirler. Bu, borçluların birbirlerine karşı özen yükümlülüğünün bir yansımasıdır.