Türk Borçlar Kanunu (TBK) kapsamında müteselsil borçluluğun (m.162-168) ve müteselsil alacaklılığın (m.169) esaslarını, dış ve iç ilişkideki hükümlerini açıklayınız. Müteselsil borçlulardan birinin borcun tamamını ifa etmesinin diğer borçlular üzerindeki etkisini irdeleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #218190

Türk Borçlar Kanunu (TBK) 'Borç İlişkilerinde Özel Durumlar' başlığı altında müteselsil borçluluk ve müteselsil alacaklılığı düzenlemektedir. **Müteselsil Borçluluk (TBK m.162-168):** Birden çok borçludan her birinin, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul etmesi veya kanunda öngörülen hallerde doğar. Bu durum, alacaklıya dilerse borcun tamamının veya bir kısmının ifasını borçluların hepsinden veya yalnız birinden isteme hakkını verir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder. **Dış İlişki (Alacaklı ile Borçlular Arası):** Her borçlu, alacaklıya karşı sadece kendi kişisel ilişkilerinden veya müteselsil borcun sebep ya da konusundan doğan def'i ve itirazları ileri sürebilir (m.164). Ortak def'i ve itirazları ileri sürmeyen borçlu, diğerlerine karşı sorumlu olur. Borçlulardan biri kendi davranışıyla diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz (m.165). Borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmesi durumunda, bu oranda diğer borçlular da borçtan kurtulmuş olur (m.166). Borçlulardan birinin alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulması (örneğin ibra sözleşmesi), diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. **İç İlişki (Borçlular Arası):** Aksi kararlaştırılmadıkça, borçlular birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludur (m.167). Fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan payları oranında isteme (rücu) hakkı vardır. Bir borçludan alınamayan miktar, diğer borçlular tarafından eşit olarak üstlenilir. Rücu hakkına sahip borçlu, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur (m.168). **Müteselsil Alacaklılık (TBK m.169):** Borçlunun, alacaklılardan her birine borcun tamamını isteme hakkını tanıdığı veya kanunun belirlediği durumlarda doğar. Borçlu, alacaklılardan birine yaptığı ifayla, bütün alacaklılara karşı borcundan kurtulur. Alacaklılardan birinin icraya veya mahkemeye başvurmuş olduğu kendisine bildirilmedikçe, borçlu dilediği birine ifada bulunabilir. Alacaklıların edim üzerindeki hakları genellikle eşittir. Fazla pay alan alacaklı, bu fazlalığı payını alamamış diğer alacaklılara ödemekle yükümlüdür.