İş kazaları sonucunda ortaya çıkan ölüm olaylarında, ceza davaları ve tazminat davaları için öngörülen zamanaşımı sürelerini ve bu davaların şikayete tabi olup olmadığını hukuki dayanaklarıyla açıklayınız.
İş kazaları sonucunda ölüm meydana geldiğinde, hem cezai hem de hukuki sorumluluklar doğmaktadır. **Cezai Sorumluluk ve Zamanaşımı:** İş kazası nedeniyle ölüme sebebiyet verme ceza davaları, TCK 85'te düzenlenen 'taksirle öldürme' suçuna ilişkin olup, dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Eğer fiil, bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuşsa, bu suçun dava zamanaşımı süresi 20 yıldır. Metinde açıkça belirtildiği üzere, 'iş kazası nedeniyle ölüme neden olma suçu Yargıtay'ın da ifade ettiği üzere şikayete bağlı bir suç değildir.' Bu durum, savcılığın suçun işlendiğini öğrendiği anda re'sen (kendiliğinden) soruşturma başlatacağı ve kamu davası açacağı anlamına gelir, yani mağdurun veya yakınlarının şikayeti zorunlu değildir ve şikayetten vazgeçme davanın seyrini etkilemez. **Hukuki Sorumluluk ve Zamanaşımı:** İş kazası nedeniyle işverenin hukuki sorumluluğu, tazminat sorumluluğunu ifade eder. İş kazalarından kaynaklanan tazminat davaları için dava açma süresi, olayın yaşandığı tarihten itibaren 10 yıl olarak belirlenmiştir. Bu süre, hem ölüm hem de yaralanma ile sonuçlanan iş kazaları için geçerlidir. İşverenin hukuki sorumluluğu kusur sorumluluğuna dayanır ve SGK'nın işverene rücu hakkının doğması için iş kazası veya meslek hastalığının işverenin kastı veya iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmiş olması gerekir. Özetle, ölümle sonuçlanan iş kazası ceza davaları şikayete tabi olmayıp, 15 veya 20 yıllık zamanaşımına tabiyken, tazminat davaları 10 yıllık zamanaşımına tabidir.