YouTube üzerinden elde edilen gelirlerin Türk vergi mevzuatı karşısındaki durumunu Gelir Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #218179

YouTube üzerinden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu kapsamında incelenmelidir. Gelir Vergisi açısından, elde edilen gelirin 'arızi' (tesadüfi) değil, 'sürekli' olması esastır. Sıklıkla ve birden fazla şekilde kazanç elde edilmesi durumu, arızi olmaktan çıkar ve vergiye tabi hale gelir. Özelgelerde bu tür kazançlar genellikle ticari kazanç olarak kabul edilmektedir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesi uyarınca, her türlü ticari ve sınaî faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır. YouTube faaliyeti, emek-sermaye organizasyonuna dayalı, kazanç elde etme gayesi taşıyan ve süreklilik arz eden bir ticari faaliyet olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, süreklilik arz eden YouTube gelirleri üzerinden stopaj yoluyla veya beyanname verilerek vergi ödenmesi gereklidir. Katma Değer Vergisi (KDV) açısından ise, 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 1. maddesine göre Türkiye’de ticari, sınaî, ziraî faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler KDV konusuna girer. Verilen hizmetten Türkiye’de yararlanılıyorsa (örneğin reklamlar Türkiye’ye özgü, içerik Türkçe ise), bu hizmet KDV’ye tabi olacaktır. Ancak, KDV Kanunu’nun 11/1-a maddesi uyarınca yurt dışındaki müşteriler için yapılan hizmetler vergiden istisnadır. Dolayısıyla, yurt dışındaki kişilere yönelik reklam hizmetleri KDV’den istisna tutulacaktır. Bu durumda KDV mükellefiyeti tesisine gerek yoktur. Vergi müfettişleri tarafından yapılan tarhiyatlarda, elde edilen gelirler yanında maliyet ve giderlerin doğru hesaplanması gerekliliği, uygulamadaki %50 gider indirimi varsayımının gerçek gelirin vergilendirilmesi ilkesine aykırılığı Vergi Mahkemesi önüne taşınabilir.