Anayasa Mahkemesi'nin 2016/13010 Başvuru numaralı ve 17.09.2020 tarihli kararını, işyerinde kullanılan kurumsal e-posta hesaplarının işveren tarafından incelenmesi bağlamında, haberleşme özgürlüğü ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı açısından detaylıca analiz ediniz. Kararın gerekçesinde işverenin yönetim yetkisine getirilen sınırlamalar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #218172

Anayasa Mahkemesi (AYM), özel bir şirkette çalışan başvurucunun kurumsal e-posta hesapları üzerinden yapılan görüşme ve yazışmalarının işverence incelenmesi ve bu sebeple iş akdinin feshedilmesi iddiasıyla yapılan başvuruyu değerlendirmiştir. AYM, 2016/13010 Başvuru numaralı ve 17.09.2020 tarihli kararında, işverenin işyerinde yaşanan anlaşmazlıkların çözümlenmesi amacıyla dahi olsa, personelin kurumsal e-posta adresinin incelenmesi ve yazışmaların işe iade davasında delil olarak kullanılmasının haberleşme hürriyetinin ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlali niteliğinde olduğuna hükmetmiştir. Kararın gerekçesinde, işverenin yönetim yetkisinin işyerinin düzen ve güvenliğinin sağlanmasıyla sınırlı olduğu vurgulanmıştır. Temel hak ve özgürlüklerin işyeri sınırlarında da korunduğu, işyeri kurallarının çalışanların haklarının özünü zedelemeyecek nitelikte olması gerektiği belirtilmiştir. AYM, başvurucuya e-posta hesaplarının denetlenebileceğine ve kullanım koşullarına ilişkin tam ve açık bir bilgilendirme yapılmadığını, ayrıca e-posta iletişiminin içeriğine erişilmesini zorunlu kılan bir durumun mevcut olduğunun açıklanmadığını tespit etmiştir. Bu durum, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve T.C. Anayasası’nın 20. Maddesi ile güvence altına alınan kişisel verilerin korunması ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. İşverenin denetleme yetkisi sınırsız olmayıp, makul, sınırlı ve ölçülü kullanılmalı, iletişimin denetlenmesi ve kişisel veriye erişim son çare olmalıdır.