Boşanma davalarında hukuka aykırı delil kavramı nedir? Yargıtay kararları ışığında, eşin bilgisi dışında elde edilen ses kaydı veya gizli kamera görüntülerinin delil olarak kabul edilebilirliği hangi durumlarda tartışmalıdır?
Boşanma davalarında hukuka aykırı delil, Anayasa ve kanunlarda belirtilen usullere aykırı olarak, kişilerin temel hak ve özgürlükleri (özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği, konut dokunulmazlığı gibi) ihlal edilerek elde edilen delillerdir. HMK m. 189/2 'Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir karar verilirken dikkate alınamaz.' hükmünü amirdir. Yargıtay Kararları Işığında Kabul Edilebilirlik: Yargıtay'ın boşanma davalarında hukuka aykırı deliller konusundaki yaklaşımı zaman zaman farklılık gösterse de genel eğilim şöyledir: 1. Kural Olarak Kabul Edilmezlik: Eşin haberi olmaksızın gizlice ses kaydı almak, gizli kamera yerleştirmek, telefonuna casus yazılım yüklemek gibi eylemlerle elde edilen deliller, özel hayatın gizliliğini ve haberleşme hürriyetini ihlal ettiği için kural olarak hukuka aykırı kabul edilir ve hükme esas alınmaz. Bu tür eylemler aynı zamanda TCK kapsamında suç da (örn: TCK m. 132, 133, 134) teşkil edebilir. 2. İstisnai Durumlar ve Tartışmalar: a. Tesadüfen Elde Edilen Delil: Planlı ve sistematik olmaksızın, tesadüfen elde edilen ve başka türlü ispat imkanı olmayan bir aldatma veya şiddet gibi vakayı ortaya koyan delillerin bazen (çok istisnai olarak ve olayın vahametine göre) kabul edilebildiği Yargıtay kararları görülebilmektedir. Ancak bu çok dar yorumlanır. b. Kişinin Kendisine Karşı İşlenen Suçu Belgeleme Amacı: Eğer bir eş, kendisine karşı işlenmekte olan (ve süreklilik arz eden) bir suçu (örneğin, sistematik hakaret, tehdit) başka türlü ispatlayamayacaksa ve o an delil elde etmek amacıyla kayıt yapmışsa, bu durum bazen meşru müdafaa veya zorunluluk hali kapsamında değerlendirilerek delilin kabul edilebilirliği tartışılmaktadır. Ancak bu da çok hassas bir dengedir. c. Ortak Alanda Çekim (Kadının Bilgisi Dahilinde): Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E:2020/2-26, K:2022/1434 sayılı kararında, erkeğin ortak konutta yaptığı çekimlerin kadın tarafından bilindiği ('beni çekip durma' gibi ifadelerle) ve gizli olmadığı anlaşıldığından, bu görüntülerin hukuka aykırı delil sayılamayacağına hükmedilmiştir. d. Başka Surette İspat İmkânının Olmaması: Bazı Yargıtay kararlarında, özellikle aldatma gibi ispatı zor vakıalarda, başka türlü delil elde etme imkânı yoksa ve elde edilen delil olayın vahametini ortaya koyuyorsa, ölçülülük ilkesi çerçevesinde delilin kabul edilebilirliğine dair içtihatlar olsa da, bu genel bir kural değildir ve her somut olaya göre değişir. Sonuç olarak, boşanma davalarında gizlice elde edilen ses kaydı, video gibi delillerin hukuka uygunluğu son derece tartışmalıdır ve genellikle reddedilmektedir. Mahkemeler, delilin elde ediliş şekli, tarafların durumu, olayın özellikleri ve başka delil olup olmadığı gibi birçok faktörü bir arada değerlendirir.