Bir kişinin 'telefon konuşmalarını gizlice kaydetmesi' veya 'haberleşme içeriklerini ifşa etmesi'nin hukuki sonuçları nelerdir? Bu eylemlerin ceza ve hukuk davalarındaki delil niteliği HMK 189/2 ve TCK 133/1, 132/2 maddeleri ışığında nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #217755

Bir kişinin telefon konuşmalarını gizlice kaydetmesi, 'Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması' suçunu (TCK 133/1) oluşturur ve iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca, kişiler arasındaki haberleşme içeriklerinin ifşası da ayrı bir suçtur (TCK 132/2). Bu tür hukuka aykırı yollarla elde edilen kayıtlar, herhangi bir hukuk davasında (boşanma, ceza vb.) delil olarak kullanılamaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 189/2 maddesi açıkça belirtir ki: 'Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.' Bu ilke, adil yargılama hakkının ve kişisel verilerin/gizliliğin korunmasının temelini oluşturur. Delil olarak ileri sürülemeyeceği gibi, kaydı alan kişilerin kendileri hakkında cezai soruşturma ve dava açılması ihtimali de söz konusu olacaktır.