Boşanma davalarında WhatsApp yazışmalarının delil olarak kullanılabilmesi için hukuka uygunluk şartı neden önemlidir? Özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel veri ihlali risklerini Yargıtay kararları ışığında tartışınız.
Boşanma davalarında WhatsApp yazışmalarının delil olarak kullanılabilmesi için en temel ve zorunlu şart, bu yazışmaların hukuka uygun şekilde elde edilmiş olmasıdır. Hukuka aykırı şekilde elde edilmiş olan deliller (HMK 189/2) mahkemede vakıanın ispatında dikkate alınamaz ve bu delili elde eden kişiye cezai yaptırım uygulanabilir (TCK 133/1 - kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçu). Örneğin, eşlerden birinin diğerinin telefonunu gizlice alarak yazışmaları kopyalaması, özel hayatın gizliliğini (TCK 134) ihlal edebilir. Ancak, eşin kendisine doğrudan gönderdiği hakaret, küfür, tehdit gibi mesajlar, özel hayatın gizliliğini ihlal etmediği ve rızasız kayda alma kapsamına girmediği için delil olarak kullanılabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2019/8698 K. sayılı kararı, fiili ayrılık döneminde bir tarafın üçüncü kişiyle yaptığı yazışmaların, diğer eş tarafından 'ne şekilde elde edildiği belli olmadığından' hukuka aykırı delil sayılarak kusur yüklenemeyeceğini belirtmiştir. Bu, delilin elde ediliş yönteminin meşruiyetini vurgular. Ayrıca, yazışmaların kişisel veri ihlali (KVKK) teşkil etmemesi ve tarafların onur ve haysiyetini zedelememesi de önemlidir.