Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/20572 K. sayılı kararı bağlamında, 'suç uydurma' (TCK 271) ile 'iftira' (TCK 267) suçları arasındaki temel fark nedir? Sanığın eyleminin hangi koşullarda iftira suçunu oluşturduğuna karar verilmiştir?
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/20572 K. sayılı kararı, suç uydurma (TCK 271) ile iftira (TCK 267) arasındaki farkı açıklar: 'Suç uydurma' suçunun oluşabilmesi için, failin işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmesi veya işlenmeyen bir suçun delil ya da emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurması gerekir. Bu suçta, isnat edilen suçun kim tarafından işlendiği belirsizdir veya hiç kimseye isnat edilmez. 'İftira' suçunda ise, uydurulan suçun 'atıldığı kişilerin belirlenebilir olması' halinde TCK’nın 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu oluşur. Somut olayda sanığın, yurdunda arama yapan polis memurları ve adliyede görüştüğü Cumhuriyet Savcısı hakkında çeşitli isnatlarda bulunduğu ve bu kişilerin belirlenebilir olması karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 267. maddesinde düzenlenen zincirleme iftira suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç uydurmadan karar verilmesi hatalı bulunmuştur. Temel fark, isnat edilen fiilin belirli bir kişiye yöneltilip yöneltilmemesidir.