Türk Hukuku'nda markalardaki hukuki koruma kural olarak tescil ile başlasa da, 'tescilsiz markaların' belirli şartlar sağlandığı takdirde hukuki korumalardan yararlanabileceği öngörülmektedir. Bu durumun hukuki temellerini ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) md. 6/3 kapsamında sağlanan korumanın niteliğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #217719

Türk Hukuku'nda markalardaki hukuki koruma, kural olarak tescil ile başlamaktadır ve tescilli markalar SMK hükümlerince korunur. Ancak tescilsiz olarak kullanılan markalar da belirli şartlar sağlandığı takdirde hukuki korumalardan yararlanabilir. Bu durum, Türk Hukuku'ndaki tescil kuralının bir istisnası niteliğindedir. Tescilsiz markaların hukuki korumaları, Türk Ticaret Kanunu (TTK) haksız rekabet hükümleri kapsamında (haksız rekabetin tespiti, meni, maddi durumun ortadan kaldırılması ve maddi manevi tazminat davaları) mümkündür. Ayrıca, SMK md. 6/3 kapsamında da 'önceye dayalı kullanım hakkı' ile korunabilirler. SMK md. 6/3'e göre, 'Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.' Bu madde, tescili olmayan ancak belli bir yoğunlukta ve ayırt edici nitelik kazanmış şekilde önceye dayalı kullanımı bulunan bir markanın, üçüncü şahıslar tarafından tescil ettirilmek istenmesi durumunda, markayı önceden kullanan kişinin gerçek hak sahibi konumunda olduğu kabul edilerek itiraz hakkı tanımaktadır.