Geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunsa dahi, işverenin rekabet ihlaline dayalı talepte bulunması halinde 'zararını ispat etme' yükümlülüğü neden önemlidir? Yargıtay'ın İstanbul BAM 29. HD., 2017/1482 E., 2019/100 K. sayılı kararını bu bağlamda değerlendiriniz.
Taraflar arasında kanunun aradığı şekil şartlarını taşıyan geçerli bir rekabet sözleşmesi bulunsa dahi, olası bir yargılamada işverenin rekabet ihlaline dayalı talepte bulunması halinde, mevcut ihlal nedeniyle bir zarara uğradığını da ispat etmesi gerekmektedir. Yalnızca sözleşme hükmüne dayanılarak cezai şart talep edilmesinin, hakkaniyet ve yargı kararları ile bağdaşmadığı kabul edilir. Bu nedenle işverenlerin rekabet yasağına aykırı eylemler nedeniyle bir zararının meydana geldiğini somut olarak ispat etmesi önem taşır. Yargıtay'ın İstanbul BAM 29. HD., 2017/1482 E., 2019/100 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, işçinin çalıştığı dönem içerisinde işveren bünyesinde katıldığı toplantılarda vakıf olduğu ve şirket ticari sırları kapsamında değerlendirilecek hususi bilgileri işveren aleyhine haksız rekabet teşkil edecek şekilde kullandığı ve bu yolla şirketi zarara uğrattığının ispat edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu durum, soyut bir sözleşme ihlalinden ziyade somut bir zarar unsurunun varlığını arar ve işçi lehine yorum ilkesini destekler.