İş sözleşmelerine 'rekabet yasağı ihlaline ilişkin tek taraflı cezai şart' hükümlerinin eklenmesi, Türk Borçlar Kanunu'nun 420/1. maddesi ve Anayasa'nın 48. maddesi (çalışma ve sözleşme hürriyeti) ışığında nasıl değerlendirilmektedir? Yargıtay'ın bu konudaki 'kelepçe sözleşme' nitelendirmesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #217717

Uygulamada pek çok işveren, rekabet yasağına aykırı davranılmaması amacıyla iş sözleşmelerine rekabet ihlaline ilişkin tek taraflı cezai şart hükümleri eklemektedir. Ancak TBK 420/1. maddesi açıkça 'hizmet sözleşmesinde sadece işçi aleyhine yer verilen ceza koşulu geçersiz kabul edilmektedir' hükmünü taşır. Bu, işveren karşısında zayıf durumda bulunan işçiyi korumak amacını taşır. Çalışanların Anayasa (m. 48) ile güvence altına alınan çalışma hak ve hürriyeti karşısında, iş sözleşmesine rekabet etmemeye ilişkin düzenleme eklenerek sözleşmede yalnızca işçi aleyhine ceza koşuluna yer verilmesi ve bunun karşılığında işverene karşı bir edim yüklenmemesi, çalışanların anayasal haklarının da ihlali anlamına gelmektedir. Yargıtay, işe başlandığı sırada imzalanan bu tür tek taraflı rekabet sözleşmelerini 'kelepçe sözleşme' olarak nitelendirmekte ve ilgili hükümlerin batıl (geçersiz) olduğunu vurgulamaktadır. Yani, geçerli bir rekabet yasağı sözleşmesi olsa dahi, işçinin aleyhine tek taraflı cezai şart öngören madde geçersizdir; işverenin de işçi lehine karşı bir edim üstlenmesi (örneğin rekabet etmeme karşılığında bir tazminat ödemeyi taahhüt etmesi) gerekir.