Bir işçi, işyerinden istifa ederken, istifa dilekçesinde herhangi bir sebep belirtmeksizin (örneğin 'şahsi gerekçelerle') ayrıldığını beyan ederse, daha sonra haklı bir fesih sebebinin varlığını (örneğin ödenmeyen ücretler) iddia ederek kıdem tazminatı talep edebilir mi?
Genel kural, istifa dilekçesinde haklı bir neden belirtilmemişse, işçinin istifasının haksız istifa sayılacağı ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağı yönündedir. Ancak Yargıtay, bazı durumlarda istifa dilekçesinde sebep belirtilmese veya genel ifadeler kullanılsa bile, eğer işçinin gerçek iradesinin haklı bir nedene dayandığı (örneğin ücretlerinin ödenmemesi, mobbing) ve bu durumun başka delillerle ispatlandığı hallerde, işçinin kıdem tazminatına hak kazanabileceğini kabul etmektedir. Ancak bu durum ispat yükü ve somut olayın özelliklerine göre değişir. 'İstifa Edildiği Halde Alacağın Bulunması Halinde İstifa Dilekçesi' örneği de bu tür bir duruma işaret edebilir, ancak dilekçede açıkça haklı neden belirtmek her zaman daha güvenlidir.