Bir kira sözleşmesinde 'iki haklı ihtar' olgusunun gerçekleşmesi için icra takibinin başlatılması ve ödeme emrinin tebliği yeterli midir? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadını da dikkate alarak açıklayınız.
Evet, bir kira sözleşmesinde 'iki haklı ihtar' olgusunun gerçekleşmesi için kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibi ve kiracıya gönderilen ödeme emrinin tebliği yeterli kabul edilmektedir. **Yasal Dayanak ve İçtihat:** Türk Borçlar Kanunu'nun 352. maddesinin 2. fıkrası, 'iki haklı ihtara sebebiyet verilmesine dayalı tahliye' durumunu düzenlemektedir. İlgili madde hükmü incelendiğinde, ihtarın içeriğine ilişkin özel bir şart koşulmamış, yalnızca 'yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa' ifadesi kullanılmıştır. Yerleşik yüksek mahkeme kararları ve kanun hükmü birlikte değerlendirildiğinde, kira borcunun tahsili ile ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 gün içinde ödenmemesi durumunda tahliye davası açılacağı ihtarını içeren ödeme emri, Türk Borçlar Kanununun 315. maddesi uyarınca temerrüde dayalı tahliye davası için gerekli ihtar şartını sağlamasının yanı sıra, iki haklı ihtar bakımından da ihtar koşulunu sağlamaktadır. **Uygulama ve Sonuçları:** * **Borcun Sonradan Ödenmesi:** İhtarların tebliğinden sonra borcun ödenmesi, iki haklı ihtar olgusunun sağlanmasına engel teşkil etmeyecektir. Kanun koyucu, TBK 352/2’de, belirlenen sürelerde iki kez kira borcunu ödemeyerek ihtar yapılmasına sebebiyet veren kiracının her halükarda tahliyesini öngörmüştür. Yani, kiracı borcunu ödeme emrinin tebliğinden sonra ve 30 günlük sürenin dolmasından önce ödese dahi, haklı ihtar oluşumu açısından bu durum bir değişiklik yaratmaz. * **İcra Takibine İtiraz:** Borçlu kiracı tarafından başlatılan icra takibine itiraz edilmiş olması da, iki haklı ihtara dayalı tahliye davası açılmasına engel teşkil etmez. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2009/2036 Esas ve 2009/5622 Karar sayılı ilamı bu durumu açıkça belirtmiştir. İlamda, 'takibin itiraza uğraması iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemesine engel değildir' denilerek, itirazın bu tahliye sebebi açısından bir önem arz etmeyeceği vurgulanmıştır. **Tercih Edilen Yöntem:** Noter aracılığıyla yapılacak iki haklı ihtardansa, borçlunun kira borcunu ödemediği aylara ilişkin olarak başlatılacak iki ayrı icra takibi üzerinden ödeme emri gönderilerek ihtar yapılması, uygulamada daha çok tercih edilen bir yoldur. Zira, borçlunun ödeme emrindeki imzaya açıkça itiraz etmemesi durumunda kira sözleşmesi İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesinde belirtilen 'imzası ikrar edilmiş, borç ikrarı içeren senet' vasfı taşıyacağından, icra hukuk mahkemelerinden tahliye isteme hakkı verebilir ve sürecin daha hızlı sonuçlanmasına imkan tanır.