YCGK 2017/16-956 E., 2017/370 K. sayılı kararında, MİT'in ByLock iletişim sistemindeki verileri temin etmesi ve adli makamlara ulaştırması hangi yasal yetkilere dayandırılmıştır? MİT'in istihbari bilgi toplama görevi ile adli delil sağlama fonksiyonu arasındaki ayrım bu bağlamda nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21565

YCGK'nın ilgili ByLock kararında, MİT'in ByLock iletişim sistemindeki verileri temin etmesi ve adli makamlara ulaştırması şu yasal yetkilere dayandırılmıştır: 1. **2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu:** * **Madde 4/1-i:** MİT'in, dış istihbarat, milli savunma, terörle mücadele ve uluslararası suçlarla siber güvenlik konularında her türlü teknik istihbarat ve insan istihbaratı usul, araç ve sistemlerini kullanarak bilgi, belge, haber ve veri toplama, kaydetme, analiz etme ve üretilen istihbaratı gerekli kuruluşlara ulaştırma görevi. * **Madde 6/1-d, g:** MİT'in görevlerini yerine getirirken gizli çalışma usul, prensip ve tekniklerini kullanabileceği ve telekomünikasyon kanallarından geçen dış istihbarat, milli savunma, terörizm ve uluslararası suçlarla siber güvenlikle ilgili verileri toplayabileceği. 2. **Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi (AKSSS):** * **Madde 32:** Bir tarafın, diğer tarafın izni olmaksızın, halkın serbest kullanımına sunulan depolanmış bilgisayar verilerine (coğrafi konumuna bakılmaksızın) erişebileceği veya kendi ülkesindeki bir bilgisayar sistemi aracılığıyla, veriyi ifşa etme yetkisini yasal olarak haiz kişinin yasal ve gönüllü onayıyla diğer bir ülkedeki verilere erişebileceği. (ByLock sunucusunun Litvanya'da olması bu maddeyi relevant hale getirmiştir.) **İstihbari Bilgi Toplama ve Adli Delil Sağlama Ayrımı:** Kararda, MİT'in bu yasal yetkileri çerçevesinde topladığı verilerin sadece soyut 'istihbari bilgi' niteliğinde olmadığı, somut ve objektif dijital materyaller olduğu vurgulanmıştır. MİT'in, görevlerini yerine getirirken rastladığı terör suçları, sınır aşan örgütlü suçlar veya siber suçlara konu bu materyalleri adli makamlara veya terörle mücadele konusunda görevli birimlere iletmesinin, salt bir istihbari bilgi toplama ve görüş bildirme faaliyeti değil, bu materyallerin soruşturma veya kovuşturma evrelerinde **delil olarak kullanılması için adli makamlarla yaptığı bir paylaşım** olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Aksi bir kabulün, TCK m. 279 (Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi) suçunu gündeme getirebileceği ve Anayasa m. 36'daki (hak arama hürriyeti ve adil yargılanma) etkili soruşturma ve kovuşturma hakkını zedeleyebileceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla, MİT'in topladığı ByLock verileri, istihbari bir başlangıç noktası oluştursa da, adli makamlara intikal ettirildikten ve CMK m. 134 uyarınca usulüne uygun mahkeme kararıyla incelendikten sonra adli delil niteliği kazanmıştır. Bu süreç, MİT'in yasal görevleriyle ceza muhakemesi sürecinin entegrasyonunu göstermektedir.