Özel bir belgeyi yırtarak yok etme eyleminin (TCK m. 208) yanı sıra, failin bu eylemi cebir kullanarak (örneğin belgeyi sahibinin elinden zorla alıp yırtarak) gerçekleştirmesi durumunda, suçun hukuki niteliği nasıl değişir? Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2008/1647 sayılı kararı bu konuda neyi belirtmektedir?
Bu durumda suçun hukuki niteliği tamamen değişir ve eylem, TCK m. 208 kapsamından çıkarak daha ağır bir suç olan 'yağma' suçunu (TCK m. 148) oluşturabilir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2008/1647 sayılı kararında, borçlu olduğu senedi alacaklı avukatın elinden cebir kullanarak (itekleyerek) alıp yırtan sanığın eylemi, özel belgeyi yok etme suçu değil, 'cebirle işlenen yağma suçu' olarak nitelendirilmiştir. Bunun nedeni, failin, bir malı (hukuki ve ekonomik değeri olan senet) zilyedinin rızası olmadan, zilyede karşı cebir kullanarak almasıdır. Belgenin hemen yırtılarak yok edilmesi, yağma suçunun tamamlanmasından sonraki bir eylemdir ve yağma suçu içinde erir. Korunan hukuki değer artık sadece belgenin delil niteliği değil, aynı zamanda kişinin zilyetliği ve beden bütünlüğüdür.