TCK m. 161'de tanımlanan hileli iflas suçunun maddi unsurlarından olan 'hileli tasarruflar', iflastan önce mi, yoksa sonra mı yapılmalıdır? Sanığın eylemleri ile iflas arasında bir nedensellik bağı aranır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #215596

TCK m. 161'de sayılan hileli tasarruflar (malvarlığını kaçırma, alacakları gizleme, sahte borç ikrar etme vb.), iflas sürecinden önce veya iflas sürecinde yapılabilir. Kanun metni, 'iflasından önce veya sonra' diyerek her iki durumu da kapsama almıştır. Ancak, bu suçun oluşabilmesi için failin hileli tasarrufları ile 'alacaklıları zarara sokmak amacıyla' hareket etmesi ve bu eylemler sonucunda iflas etmiş olması veya iflas etmişse bu eylemleri yapmış olması gerekir. Yargıtay kararlarında, sanığın hileli eylemleri ile iflas arasında bir nedensellik (illiyet) bağı aranmaktadır. Yani, yapılan hileli tasarrufların, şirketin mali yapısını bozarak iflasa neden olması veya iflas sürecini alacaklıların zararına olacak şekilde ağırlaştırması gerekmektedir. (Bkz: Yargıtay 15. CD, K: 2016/2941).