Mühürde sahtecilik suçu ile resmi belgede sahtecilik suçu, sahte gümrük mührü ve sahte gümrük beyannamesi kullanma eylemlerinde nasıl bir arada işlenebilir? Yargıtay'ın bu durumda zincirleme suç (TCK m. 43) uygulamasına yaklaşımı nasıldır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #215586

Bu eylemler, kaçakçılık gibi bir suçun işlenmesi amacıyla gerçekleştirilebilir. Fail, önce Gümrük Müdürlüğü'ne ait mührü sahte olarak üretir (mühürde sahtecilik - TCK m. 202), sonra bu sahte mühürle sahte bir gümrük beyannamesi düzenler (resmi belgede sahtecilik - TCK m. 204). Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2016/9075 sayılı kararında, bu durumda zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmıştır. TCK m. 43'ün uygulanabilmesi için, birden fazla suçun 'değişik zamanlarda' işlenmesi gerekir. Karara göre, eğer sahte mühür ile sahte beyannamenin farklı zamanlarda düzenlendiğine ve kullanıldığına dair bir tespit yoksa, yani eylemler aynı suç işleme kararı kapsamında ve zaman olarak birbirine çok yakın gerçekleştirilmişse, zincirleme suç koşulları oluşmaz. Bu durumda, her ne kadar birden fazla suç oluşmuşsa da (fikri içtima hükümleri de ayrıca değerlendirilebilir), mahkemenin TCK m. 43'ü uygulaması hatalı olur. Suçların sayısı ve yaratılan zarar, temel cezanın belirlenmesinde (alt sınırdan uzaklaşmada) dikkate alınmalıdır.