Fuhuş suçunda (TCK m. 227), mağdurun reşit ve rızasının olması, fuhşa teşvik eden, yolunu kolaylaştıran veya aracılık eden kişinin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırır mı? İlgili milletlerarası sözleşmeler bu konuda ne öngörmektedir?
Hayır, ortadan kaldırmaz. TCK m. 227/2, bir kimseyi fuhşa teşvik etmeyi, bunun yolunu kolaylaştırmayı veya aracılık etmeyi suç olarak tanımlarken, mağdurun rızasını bir hukuka uygunluk nedeni olarak kabul etmemiştir. Bu suçlarda korunan hukuki değer, sadece kişinin cinsel özgürlüğü değil, aynı zamanda kamu ahlakı ve insan onurudur. Bir kişinin fuhuş yapmaya razı olması, bir başkasının bu durumdan menfaat sağlamasını veya bu süreci organize etmesini hukuka uygun hale getirmez. Nitekim TCK m. 227'nin gerekçesinde de atıf yapılan 4 Mayıs 1910 tarihli Paris Sözleşmesi ve 2 Aralık 1949 tarihli BM Sözleşmesi gibi milletlerarası sözleşmeler de, 'suç kurbanının rızası ile olsa bile' fuhuş amacıyla insan tedarik etmeyi, sömürmeyi ve ticaretini yapmayı cezalandırılması gereken fiiller olarak kabul etmektedir. Türk hukuku da bu anlayışı benimsemiştir.