TCK m. 108'deki cebir suçu ile TCK m. 265'teki görevi yaptırmamak için direnme suçu arasındaki ilişkiyi, mağdurun sıfatını dikkate alarak açıklayınız. Yargıtay 4. CD 2011/915 kararındaki mantığı kullanınız.
Her iki suç da failin bir kişiye karşı fiziki güç (cebir) kullanmasını içerir. Aralarındaki temel fark, mağdurun sıfatı ve failin amacıdır. TCK m. 108'deki cebir suçu, herhangi bir kişiye karşı, o kişinin iradesini zorlayarak bir şeyi yapmasını veya yapmamasını sağlamak amacıyla işlenir ve genel bir suçtur. TCK m. 265'teki görevi yaptırmamak için direnme suçu ise özel bir suçtur. Bu suçun oluşması için; 1) Mağdurun bir 'kamu görevlisi' olması, 2) Cebir veya tehdidin, bu kamu görevlisine 'görevini yapmasını engellemek amacıyla' yöneltilmesi gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2011/915 sayılı kararındaki mantık uyarınca, eğer mağdur bir kamu görevlisiyse ve cebir onun görevini ifasını engellemeye yönelikse, özel norm olan TCK m. 265 uygulanır. Eğer mağdur sivil bir kişi ise veya kamu görevlisi olsa bile cebir göreviyle ilgili değilse, genel norm olan TCK m. 108 uygulanır. Özel normun genel norma önceliği ilkesi burada geçerlidir.