TCK m. 106'daki 'salıverilenin yükümlülükleri' nelerdir? Sanığın bu yükümlülüklere uymaması halinde, son bildirdiği adrese yapılan tebligatın geçerli sayılabilmesi için hangi usuli işlemin yapılmış olması zorunludur?
CMK m. 106, salıverilen şüpheli veya sanığa iki temel yükümlülük getirir: 1) Salıverilmeden önce adresini ve telefon numarasını bildirmek. 2) Yargılama sonuna kadar adresinde bir değişiklik olursa bunu iadeli taahhütlü mektupla bildirmek. Sanığın bu yükümlülüğe uymaması halinde, önceden bildirdiği adrese yapılan tebligatın geçerli sayılabilmesi için, kendisine bu sonucun doğacağının salıverilme sırasında usulüne uygun bir şekilde 'ihtar' edilmiş olması zorunludur. CMK m. 106/2'ye göre, '...ihtara uygun hareket etmediğinde, önceden bildirdiği adrese tebligatın yapılacağı bildirilir. Bu ihtarların yapıldığını belirten... tutanak... yargı merciine gönderilir.' Bu ihtar yapılmamışsa, eski adrese yapılan tebligat geçersiz sayılır ve savunma hakkının kısıtlanması gündeme gelir (Yargıtay 17. CD, 2017/3523).