YCGK 2019/441 sayılı kararında, 'devletin tüm organlarının işlemlerinin hukuk kuralları çerçevesinde gerçekleştirilmesinin hukuk devleti ilkesinin bir gereği olduğu, aksinin kabulünün işlemlerin adil olmasını ve dolayısıyla dürüst işlem ilkesini ihlal edeceği' belirtilmiştir. Bu ilke, sanığın rızası olmadan telefonunun açtırılıp görüşme sesinin hoparlöre verilmesi suretiyle delil elde edilmeye çalışılması olayına nasıl uygulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21555

YCGK 2019/441 sayılı kararında belirtilen 'devletin tüm organlarının işlemlerinin hukuk kuralları çerçevesinde gerçekleştirilmesi' ilkesi, hukuk devleti anlayışının temel bir taşıdır. Bu ilke, kamu gücünü kullananların keyfi davranmasını engeller ve tüm eylem ve işlemlerin önceden belirlenmiş hukuk kurallarına uygun olmasını zorunlu kılar. Aksi durum, yani hukuk kurallarının ihlal edilmesi, yapılan işlemin adil olmasını engeller ve AİHS m. 6'da da güvence altına alınan 'dürüst işlem ilkesi'ni (fair proceeding/fair trial) ihlal eder. Bu ilke, karardaki sanığın rızası olmadan polis merkezinde telefonunun açtırılıp görüşme sesinin hoparlöre verilmesi suretiyle delil elde edilmeye çalışılması olayına şu şekilde uygulanmıştır: 1. **Hukuki Dayanağın Yokluğu:** Sanığın telefon görüşmesinin bu şekilde dinlenmesi ve kayda alınması için CMK m. 135'te öngörülen şartlar (kuvvetli şüphe, başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması, hâkim kararı/savcı emri) oluşmamıştır. Ayrıca, bu işlem sanığın rızası hilafına yapılmıştır. 2. **Temel Hak İhlali:** Bu eylem, Anayasa m. 20 (özel hayatın gizliliği) ve m. 22 (haberleşme hürriyeti) ile AİHS m. 8 (özel hayata ve haberleşmeye saygı hakkı) tarafından korunan temel hak ve özgürlüklerin açık bir ihlalidir. 3. **Hukuk Devleti ve Dürüst İşlem İlkesine Aykırılık:** Devletin organı olan kolluk görevlilerinin, bu temel hakları ve yasal prosedürleri ihlal ederek delil elde etmeye çalışması, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Çünkü hukuk devleti, organlarının da hukuka bağlı olmasını gerektirir. Bu yolla elde edilen bir delilin yargılamada kullanılması ise, yargılamanın adilliğini ve dürüstlüğünü zedeler. Sanığın rızası olmadan ve yasal bir dayanak bulunmadan yapılan bu müdahale, 'dürüst işlem ilkesi'ne aykırıdır çünkü devlet, bireyin haklarını çiğneyerek avantaj elde etmeye çalışmış olur. Bu nedenle YCGK, bu şekilde elde edilen delilin hukuka aykırı olduğuna ve Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a, m. 217/2 uyarınca hükme esas alınamayacağına karar vermiştir. Devletin, suçla mücadele ederken dahi hukuk kurallarının dışına çıkamayacağı ve temel hakları keyfi olarak ihlal edemeyeceği prensibi bu şekilde somutlaştırılmıştır.