Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/441 sayılı kararında, kolluk görevlilerinin sanığın montunun ceplerinde yaptıkları kontrolün 'yoklama' olarak kabul edilip arama işlemi olarak değerlendirilmemesinin ve ölçülü bulunmasının temel gerekçeleri nelerdir? Eğer bu işlem 'arama' olarak kabul edilseydi hukuki sonucu ne olurdu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21554

YCGK 2019/441 sayılı kararında, kolluk görevlilerinin, durumundan şüphelendikleri sanığı durdurduktan ve sanığın bir miktar uyuşturucuyu teslim etmesinden sonra montunun sağ ve sol ceplerinde yaptıkları kontrolün 'yoklama' olarak kabul edilip, 'arama' işlemi olarak değerlendirilmemesinin ve ölçülü bulunmasının temel gerekçeleri şunlardır: 1. **Amaç:** Yapılan kontrolün öncelikli amacı, PVSK m. 4/A kapsamında, sanığın kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek ve üzerinde silah ya da tehlike oluşturan diğer bir eşya bulunup bulunmadığını tespit ederek bu eşyalardan arındırmaktır. Bu, bir güvenlik tedbiridir. 2. **Yöntem:** Kontrolün, 'yoklama biçiminde' yapıldığı belirtilmiştir. Yoklama, genellikle giysilerin üzerinden elle yapılan dıştan bir kontroldür ve arama kadar detaylı ve müdahaleci değildir. 3. **Suçüstü Halinin Etkisi:** Sanığın ilk etapta uyuşturucu teslim etmesi ve üzerinde başkaca suç unsuru olabileceği değerlendirmesi, işlenmekte olan bir suçla (suçüstü hali) karşılaşıldığı anlamına gelmektedir. Bu durum, kolluğun PVSK Ek 6 ve Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 8/f uyarınca derhal tedbir alma yetkisini de desteklemektedir. 4. **Ölçülülük:** Ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı ve yapılan kontrolün şekli dikkate alındığında, işlemin arama boyutuna varmadığı ve dolayısıyla ölçülü olduğu kabul edilmiştir. Yani, müdahalenin boyutu, durumun gerektirdiği ve PVSK m. 4/A'nın izin verdiği sınırlar içinde kalmıştır. Eğer bu işlem 'arama' olarak kabul edilseydi, hukuki sonucu farklı olurdu: * **Arama Kararı/Emri Gerekliliği:** Arama, CMK m. 116 vd. hükümlerine tabi daha müdahaleci bir koruma tedbiridir. Kural olarak hâkim kararı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının veya ona ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emri gerekir. * **Hukuka Aykırılık İhtimali:** Eğer bu işlem 'arama' olarak nitelendirilseydi ve dosya kapsamında usulüne uygun bir arama kararı veya emri bulunmasaydı (ki kararda yoklama kabul edildiği için bu araştırılmamış), yapılan arama hukuka aykırı sayılacaktı. * **Delilin Kullanılamaması:** Hukuka aykırı bir arama sonucu elde edilen deliller (uyuşturucu madde), Anayasa m. 38/6, CMK m. 206/2-a ve m. 217/2 uyarınca hükme esas alınamazdı. Yani, mahkemenin işlemi 'yoklama' olarak nitelendirmesi, elde edilen delilin hukuka uygunluğunu ve kullanılabilirliğini doğrudan etkilemiştir.