2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun suç tarihinden sonra 6487 sayılı Kanun ile değişik 48. maddesinin altı ve yedinci fıkraları, alkollü araç kullanımı sonucu trafik kazasına sebebiyet verme durumunda TCK'nın ilgili hükümlerinin uygulanacağını belirtmektedir. YCGK 2019/470 sayılı kararı ışığında, bu 'TCK'nın ilgili hükümleri' neler olabilir ve bu hükümlerin uygulanmasında 'bilinçli taksir'in rolü nedir?
2918 sayılı KTK'nın 6487 sayılı Kanunla değişik 48. maddesinin 6. fıkrası, 1.00 promilin üzerinde alkollü sürücüler hakkında ayrıca TCK m. 179/3 (Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma - alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanma) hükümlerinin uygulanacağını belirtir. 7. fıkra ise, hususi otomobil sürücüleri için 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri için 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermesi hâlinde, ayrıca 'TCK'nın ilgili hükümleri'nin uygulanacağını belirtir. Bu 'TCK'nın ilgili hükümleri' şunlar olabilir: 1. **Taksirle Yaralama (TCK m. 89):** Eğer kaza sonucu bir veya birden fazla kişi yaralanmışsa. 2. **Taksirle Öldürme (TCK m. 85):** Eğer kaza sonucu bir veya birden fazla kişi ölmüşse. 3. **Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma (TCK m. 179/2):** Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etme. Bu suç, kaza olmasa bile, tehlikeli sürüşün kendisiyle oluşabilir. YCGK 2019/470 sayılı kararı ve genel Yargıtay içtihadı ışığında 'bilinçli taksir'in rolü şudur: KTK m. 48/7'de belirtilen promil sınırlarının üzerinde alkollü olarak araç kullanıp bir kazaya (yaralanma veya ölüme) neden olmak, TCK m. 89 veya m. 85'teki taksirli suçların oluşumuna yol açar. Bu durumda, failin alkollü olması, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığın ve kusurun bir göstergesidir. Eğer sürücünün, alkolün etkisiyle kaza yapabileceğini, başkalarına zarar verebileceğini **öngördüğü** halde, 'bana bir şey olmaz', 'ben kontrol ederim' gibi bir düşünceyle veya pervasızca hareketine devam ettiği ve istemediği halde neticenin meydana geldiği kabul edilirse, eylem **bilinçli taksirle (TCK m. 22/3)** işlenmiş sayılır. Bu durumda, TCK m. 89 veya m. 85'e göre belirlenecek temel ceza, TCK m. 22/3 uyarınca üçte birden yarısına kadar artırılır. Ancak YCGK 2019/470 kararında da vurgulandığı gibi, her alkollü araç kullanma ve kaza yapma durumu otomatik olarak bilinçli taksir anlamına gelmez. Bilinçli taksirin varlığı için, failin neticeyi öngördüğünün somut olayın özelliklerine (alkol seviyesi, sürüş tarzı, tanık beyanları, yol ve hava koşulları vb.) göre ayrıca tespit edilmesi gerekir. Eğer bu öngörme unsuru kanıtlanamazsa, eylem basit taksirle işlenmiş sayılır ve TCK m. 22/3 uygulanmaz.