Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/790 E., 2015/146 K. sayılı kararında, günümüz modern ceza hukuku anlayışında nedensellik bağının belirlenmiş olmasının tek başına failin cezalandırılması için yeterli olmadığı, ayrıca 'objektif isnadiyetin' de aranması gerektiği belirtilmiştir. 'İzin verilen risk' veya 'beklenemezlik' gibi durumlar objektif isnadiyeti nasıl etkiler?
YCGK 2014/790 E., 2015/146 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, modern ceza hukukunda bir fiil ile netice arasında salt bir nedensellik bağının (şart teorisine göre hareket olmasaydı netice olmayacaktı ilişkisi) kurulması, failin cezalandırılması için tek başına yeterli değildir. Ayrıca, meydana gelen neticenin faile **objektif olarak isnat edilebilir** (yüklenebilir) olması gerekir. Objektif isnadiyet, neticenin failin 'eseri' olup olmadığını, yani hukuken failden sorulup sorulamayacağını belirler. 'İzin verilen risk' ve 'beklenemezlik' gibi durumlar objektif isnadiyeti şu şekilde etkiler: 1. **İzin Verilen Risk (Müsaade Edilen Risk):** Toplumsal yaşamda bazı faaliyetler, doğaları gereği belirli bir risk taşır (örneğin, trafik, tıbbi müdahaleler, tehlikeli sporlar). Hukuk düzeni, bu faaliyetlerin belirli kurallara ve standartlara uyularak yapılmasına izin verir. Eğer fail, bu izin verilen risk kapsamında, öngörülen tüm dikkat ve özen yükümlülüklerine ve kurallara uygun hareket etmiş olmasına rağmen bir zarar neticesi meydana gelmişse, bu netice faile objektif olarak isnat edilemez. Çünkü fail, hukukun izin verdiği sınırlar içinde hareket etmiştir. Örneğin, tüm trafik kurallarına uyan bir sürücünün, aniden ve tamamen öngörülemez bir şekilde önüne atlayan bir yayaya çarpması durumunda, sürücüye netice isnat edilemeyebilir. 2. **Beklenemezlik (Atipik Gelişim, Hayatın Olağan Akışına Aykırılık):** Failin hareketi hukuken tasvip edilmeyen bir risk yaratmış olsa bile, meydana gelen netice, bu riskin tipik bir sonucu değilse, hayatın olağan akışına ve genel hayat tecrübelerine tamamen aykırı, öngörülemez ve atipik bir şekilde gelişmişse, netice faile objektif olarak isnat edilemeyebilir. Burada, failin yarattığı risk ile gerçekleşen netice arasında normatif bir uygunluk bağı kopmuştur. Netice, failin kontrol edebileceği veya öngörebileceği bir gelişimin sonucu değil, tesadüfi ve beklenmedik bir olayın eseri haline gelmiştir. Özetle, objektif isnadiyet, nedensellik bağını normatif bir süzgeçten geçirir. Failin davranışı hukuken relevant bir tehlike yaratmamışsa (izin verilen risk), veya yaratılan tehlike tipik olmayan, beklenemez bir şekilde neticeye dönüşmüşse, nedensellik bağı olsa bile netice faile yüklenemez ve cezai sorumluluk doğmaz. Bu, taksirli suçların sınırlarının belirlenmesinde ve kaza/tesadüf hallerinin ayırt edilmesinde önemli bir rol oynar.