Yabancı bir mahkemeden alınan boşanma kararının Türkiye'de tanınması için sunulan belgede 'apostil şerhi' bulunmaması her durumda davanın reddini gerektirir mi? Suudi Arabistan mahkemelerinden alınan bir kararda apostil şerhi olmamasının hukuki sonucu nedir ve mahkeme ne yapmalıdır? (Yargıtay 2. HD, 2016/4701)
Hayır, her durumda reddini gerektirmez. Apostil şerhi, 5 Ekim 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi'ne taraf ülkeler arasında resmi belgelerin tasdikini kolaylaştıran bir yöntemdir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/4701 sayılı kararında belirtildiği gibi, Suudi Arabistan bu sözleşmeye taraf değildir. Bu nedenle, Suudi Arabistan mahkeme ilamında apostil şerhi bulunmaması, bu gerekçeyle davanın reddedilmesini gerektirmez. Ancak bu, belgenin hiçbir onaya tabi olmadığı anlamına gelmez. HMK m. 224'e göre, yabancı resmi belgelerin Türkiye'de bu vasfı taşıması, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır. Kararda, Suudi Arabistan Dış İşleri Bakanlığı'nın tasdik şerhinin bulunduğu görülmüş, ancak tanınması istenen ilamın fotokopi olduğu belirtilmiştir. Mahkemenin yapması gereken, apostil yokluğu nedeniyle davayı reddetmek yerine, davacıya MÖHUK m. 53/1 uyarınca yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslını veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneğini ibraz etmesi için süre vermektir.