Aile konutu üzerine davacı eşin rızası olmadan konulan ipotek, taşınmazın daha sonra cebri icra yoluyla satılması durumunda kaldırılabilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1722 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımını ve gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #215442

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1722 sayılı kararına göre, aile konutu üzerine rıza dışı konulan ipoteğin kaldırılması davası devam ederken taşınmazın cebri icra yoluyla satılması durumunda, ipoteğin kaldırılması talebi konusuz kalır ve dava bu nedenle reddedilmelidir. Kararın temel gerekçesi, TMK m. 705/2'ye dayanmaktadır. Bu maddeye göre, cebri icra, işgal, kamulaştırma gibi hallerde mülkiyet, tescilden önce kazanılır. Cebri icra ile satış, malik eşin iradesiyle yapılan bir devir değildir, 'iradi olmayan bir tasarruf'tur. TMK m. 194'ün getirdiği rıza şartı, eşin iradi tasarruflarını sınırlamaya yöneliktir. Taşınmaz cebri icra ile satıldığında, artık iradi olmayan bir tasarruf sonucu aile konutu niteliğini yitirmiş olur ve diğer eşin TMK m. 194 korumasından yararlanma imkanı kalmaz. Bu nedenle, ipoteğin hukuka aykırılığı tartışılsa bile, dava konusuz kaldığı için ipoteğin kaldırılmasına karar verilemez.