Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin 2015/4992 E., 2016/3116 K. sayılı kararında, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen mahkumiyet kararında, iletişimin tespiti kayıtlarının hukuka aykırı delil sayılmasının temel nedeni nedir? İletişimin tespiti kararının 'rüşvet ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak' suçlarından alınmış olması bu durumu değiştirmiş midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21544

Yargıtay 21. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan verilen mahkumiyet kararında, bu suça dayanak yapılan iletişimin tespiti kayıtlarının hukuka aykırı delil sayılmasının temel nedeni, **'resmi belgede sahtecilik' suçunun, CMK m. 135/6 (suç tarihinde, yeni CMK m. 135/8) maddesinde sayılan ve iletişimin denetlenmesine izin verilen katalog suçlardan olmamasıdır.** Karara göre: 1. **Katalog Suç Prensibi:** CMK m. 135/6 (yeni m. 135/8), iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirinin ancak belirli, kanunda sınırlı sayıda sayılmış (katalog) suçlarla ilgili olarak uygulanabileceğini hükme bağlar. Resmi belgede sahtecilik suçu bu katalogda yer almamaktadır. 2. **İletişim Tespit Kararının Asıl Gerekçesi:** İletişimin tespiti kararları, katalog suçlardan olan 'rüşvet' ve 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak' suçlarından alınmıştır. 3. **Asıl Suçlardan Sonuç Alınamaması:** Ancak, soruşturma sonucunda 'rüşvet' suçundan herhangi bir kamu davası açılmamış, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurmak' suçundan açılan davada ise delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiştir. 4. **Katalog Dışı Suç İçin Kullanılamama:** İletişimin denetlenmesine esas alınan katalog suçlardan bir mahkumiyet veya en azından bu suçlara ilişkin güçlü bir delil durumu ortaya çıkmadığı için, bu dinlemeler sırasında elde edilen ve katalog dışı bir suç olan 'resmi belgede sahtecilik' suçuna ilişkin olduğu iddia edilen kayıtlar, bu suç yönünden hukuka aykırı elde edilmiş delil niteliğindedir. Kararda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 13.06.2006 gün ve 2006/4 MD-122-162 sayılı kararına da atıf yapılarak, katalog kapsamına girmeyen suçlar yönünden alınan veya kullanılan iletişimin tespitine yönelik kayıtların hukuka aykırı delil olduğu ve hükme esas alınamayacağı (CMK m. 206/2-a, m. 217/2) vurgulanmıştır. İletişimin tespiti kararının başlangıçta katalog suçlardan ('rüşvet' ve 'örgüt kurmak') alınmış olması, bu yolla elde edilen ve katalog dışı olan 'resmi belgede sahtecilik' suçuna ilişkin verilerin bu suçun ispatında kullanılmasını meşrulaştırmamıştır, çünkü asıl suçlardan bir sonuç elde edilememiştir ve sahtecilik suçu kendi başına dinleme yasağı kapsamındadır.