Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/16210 E., 2016/3589 K. sayılı kararında, 'öncü ve artçı halde hareket ederek uyuşturucu sevk edecekleri' yönündeki istihbari bilgi üzerine durdurulan araçlarda önleme araması kararına dayanılarak yapılan arama neden hukuka aykırı bulunma potansiyeli taşımaktadır? Bu durumdaki doğru usul ne olmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21541

Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, istihbari bilgi üzerine durdurulan araçlarda önleme araması kararına dayanılarak yapılan aramanın hukuka aykırı olma potansiyeli taşımasının temel nedeni, **istihbari bilginin niteliğinin somut bir suç şüphesi doğurması ve bu durumda adli arama usulünün uygulanması gerekmesidir.** Detaylar şöyledir: 1. **İstihbari Bilginin Somutlaşması:** Sanıkların 'doğu illerinden temin ettikleri uyuşturucu maddeleri belirli plaka numaralı (veya tarif edilen) araçlarla öncü ve artçı halde hareket ederek Batı illerine sevk edecekleri ve belirli bir tarihte belirli bir ilden geçecekleri' şeklindeki istihbari bilgi, genel ve soyut bir tehlikeyi aşan, belirli kişilere, belirli araçlara ve belirli bir suça (uyuşturucu sevkiyatı) işaret eden **somut bir suç şüphesi** oluşturmaktadır. 2. **Adli Arama Gerekliliği:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarına (örneğin 2014/166-514) göre, adli arama kararı alınmasını gerektiren bir olayda (yani somut suç şüphesi varsa) arama kararı alınmadan veya önleme araması gibi yetersiz bir karara dayanılarak arama yapılması hukuka aykırıdır. 3. **Önleme Aramasının Amacı ve Kapsamı:** Önleme araması (PVSK m. 9), genellikle suç işlenmeden önce genel güvenliği ve kamu düzenini korumak amacıyla, belirli yerlerde ve henüz somut bir suç şüphesi olmayan durumlarda yapılır. Olayda ise, belirli bir suçun işlenmekte olduğuna (uyuşturucu sevkiyatı) dair istihbari bilgi bulunmaktadır. **Doğru Usul Ne Olmalıdır?** Bu durumda kolluğun izlemesi gereken doğru usul şöyledir: * Elde edilen istihbari bilgi üzerine derhal Cumhuriyet savcısına haber verilmelidir (CMK m. 161/2). * Cumhuriyet savcısının talimatıyla veya (gecikmesinde sakınca varsa ve savcıya ulaşılamıyorsa) kendi amirlerinden alacakları yazılı emirle, şüpheli araçlar durdurulduktan sonra, CMK m. 116-119 hükümlerine uygun olarak **adli arama kararı** (Sulh Ceza Hakimliğinden) veya **yazılı adli arama emri** (gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı veya kolluk amirinden) alınarak arama yapılmalıdır. Daire, öncelikle bu yönde bir adli arama kararı/emri olup olmadığının araştırılmasını, yoksa yapılan aramanın ve elde edilen delillerin hukuka aykırı sayılarak hükme esas alınamayacağını belirtmiştir. Bu, somut suç şüphesi doğduktan sonra önleme araması kararına dayanmanın yetersiz ve hukuka aykırı olduğu anlamına gelir.