Taksirli iflas suçunun (TCK m. 162) oluşabilmesi için, sanığın eylemi ile şirketin iflası arasında 'illiyet bağı' kurulması zorunlu mudur? Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/14625 K. sayılı kararı bu konuda ne belirtmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #215370

Evet, zorunludur. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, taksirli iflas suçunun oluşumu için sadece tacirin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir eyleminin (örneğin, defterleri usulüne uygun tutmaması) varlığının yeterli olmadığı açıkça belirtilmiştir. Bu eylem ile şirketin iflası arasında 'uygun bir illiyet (nedensellik) bağının' da bulunması gerekir. Yani, sanığın özensiz eyleminin, şirketin iflasına 'sebebiyet vermiş' olması şarttır. Yargıtay, mahkemenin bu illiyet bağının varlığını, özellikle bilirkişi incelemesi yoluyla, duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptaması gerektiğini vurgulamıştır. Sırf defterlerin usulsüz tutulduğu gerekçesiyle, bu durumun iflasa yol açıp açmadığı araştırılmadan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. (Yargıtay 8. CD, E: 2017/7545, K: 2017/14625)