Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/409 E., 2017/4021 K. sayılı kararının karşı oy gerekçesinde, kolluğun 'edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşması' durumunda izlemesi gereken usul CMK m. 2/e, 161/2 ve PVSK Ek 6. maddelerine göre nasıl özetlenmiştir?
Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2017/409 E., 2017/4021 K. sayılı kararının karşı oy gerekçesinde, kolluğun bir suçla karşılaştığında veya suç şüphesi edindiğinde izlemesi gereken usul, ilgili mevzuat hükümlerine dayanılarak şu şekilde özetlenmiştir: 1. **Cumhuriyet Savcısına Derhal Bildirim:** Kolluk, CMK m. 2/e (suçüstü tanımıyla dolaylı bağlantılı), m. 161/2 (Cumhuriyet savcısının adli görevi gereği kolluğa emir vermesi) ve PVSK Ek 6. maddesi (Polisin adli görev ve yetkileri, savcıya derhal bilgi verme yükümlülüğü) uyarınca, edindiği bilgi, aldığı ihbar veya şikâyet üzerine ya da kendiliğinden bir suçla karşılaştığında, durumu **derhal Cumhuriyet savcısına bildirmekle** yükümlüdür. 2. **Acele Tedbirlerin Alınması:** Savcıya bildirimde bulunmadan önce veya bildirimle eş zamanlı olarak, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve **suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri** almalıdır. 3. **Cumhuriyet Savcısının Talimatı Doğrultusunda Hareket Etme:** Gerekli acele tedbirler alındıktan ve savcıya durum bildirildikten sonra, kolluk, **Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda gerekli soruşturma işlemlerini** yapmalıdır. Bu, özellikle arama, elkoyma gibi koruma tedbirlerinin uygulanmasında savcının talimatının veya kararının esas olduğu anlamına gelir. Karşı oy, somut olayda bu usule uyulmadığını, duyum üzerine hareket eden kolluğun savcıya haber vermeden ve adli arama kararı/emri almadan doğrudan arama işlemi yaptığını, bu durumun da yapılan aramayı ve elde edilen delilleri hukuka aykırı hale getirdiğini savunmuştur.