CMK Madde 207'de 'Delilin ortaya konulması isteminin, duruşmanın düzenli ve kesintisiz yürütülmesini engellemek amacıyla veya geç bildirilmiş olması nedeniyle reddedilemeyeceği' belirtilmiştir. Bu hüküm, CMK Madde 206/2-c'deki 'istem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa' delilin reddedilebileceği hükmüyle nasıl bir denge içindedir? Bir delil talebinin 'geç bildirilmiş' olması tek başına ret sebebi midir?
CMK Madde 207 ve CMK Madde 206/2-c arasında bir denge ve yorum ilişkisi bulunmaktadır. **CMK Madde 207:** Bu madde, delil talebinin sırf 'geç bildirilmiş' olması veya 'duruşmanın düzenli ve kesintisiz yürütülmesini engellemek amacıyla' yapıldığı iddiasıyla kolayca reddedilmesinin önüne geçmeyi amaçlar. Maddi gerçeğe ulaşma ve savunma hakkının etkin kullanılması ilkeleri gereği, taraflar prensip olarak yargılamanın her aşamasında delil sunabilirler. Delilin geç sunulmuş olması, tek başına o delilin reddi için yeterli bir sebep değildir. **CMK Madde 206/2-c:** Bu madde ise, delil talebinin 'sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa' reddedilebileceğini belirtir. Burada önemli olan, talebin altında yatan 'niyet'tir. Eğer mahkeme, talebin gerçekten maddi gerçeğe katkı sunmak yerine, kötü niyetle ve sırf yargılamayı geciktirmek amacıyla yapıldığına kanaat getirirse, bu delili reddedebilir. **Denge ve Yorum:** İki hüküm arasındaki denge şöyledir: CMK m. 207, delil sunma hakkının genişliğini ve zamansal esnekliğini korurken; CMK m. 206/2-c, bu hakkın kötüye kullanılmasını engellemeye çalışır. * Bir delil talebinin **sadece geç bildirilmiş olması**, CMK m. 207 uyarınca tek başına ret sebebi olamaz. Mahkeme, delilin önemini ve karara etkisini değerlendirmelidir. * Ancak, bir delil talebi hem geç bildirilmişse hem de mahkeme bu talebin **samimi bir şekilde maddi gerçeğe ulaşma amacı taşımadığına, aksine sadece davayı uzatma maksadıyla yapıldığına** (CMK m. 206/2-c) kanaat getirirse, bu durumda talep reddedilebilir. Burada 'geç bildirilmiş olma' durumu, talebin davayı uzatma maksadıyla yapıldığına dair bir emare olabilir, ancak tek başına yeterli değildir. Özetle, CMK m. 207, delil sunma hakkını korur ve 'geç kalmışlık' bahanesinin kolayca kullanılmasını engeller. CMK m. 206/2-c ise bu hakkın kötüye kullanılarak yargılamanın gereksiz yere uzatılmasına karşı bir güvencedir. Mahkeme, her iki hükmü ve adil yargılanma ilkelerini bir arada değerlendirerek karar vermelidir. YCGK 2017/420 kararında da belirtildiği gibi, ret kararları gerekçeli olmalı ve bu gerekçeler denetime elverişli olmalıdır.