CMK Madde 206/2-a'da 'Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse' reddolunur denmektedir. Bir delilin elde edilmesinde rol oynayan özel bir kişinin (kamu görevlisi olmayan) hukuka aykırı eylemi (örneğin, gizlice ses kaydı alması) sonucu elde edilen delil, bu madde kapsamında değerlendirilir mi? YCGK 2019/441'deki Anayasa Mahkemesi atfı bu konuda ne söyler?
Evet, bir delilin elde edilmesinde rol oynayan özel bir kişinin hukuka aykırı eylemi sonucu elde edilen delil de CMK Madde 206/2-a kapsamında 'kanuna aykırı olarak elde edilmiş delil' sayılabilir ve reddedilmesi gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/441 sayılı kararında atıf yapılan Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2001 tarihli ve 2-2 sayılı kararında bu husus açıkça vurgulanmıştır. Anayasa Mahkemesi'nin ilgili kararında şu ifadeler yer almaktadır: '1) Soruşturma ya da kovuşturma organı tarafından elde edilmese de insan haklarını çiğneyerek elde edilen delillerin mahkemeler tarafından dikkate alınması, mümkün değildir. Somut olayda özel konuşmaları kaydedilen kişilerin en temel insan hakları ihlal edilmiştir. …Bu çerçevede ele geçen bantların delil olarak kabulü olanaklı değildir. **Böyle bir ihlal özel kişiler tarafından yapılsa dahi sonuç değişmeyecektir.** Bu yol açılacak olursa hukuk devletinin temel kurallarından biri olan delil yasaklarına ilişkin varlığını ‘hukuk devleti’ ilkesinden alan kanun maddesi tüm etkisini yitirecektir.' Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere, delilin hukuka aykırılığı sadece kamu görevlilerinin eylemleriyle sınırlı değildir. Özel bir kişi tarafından, örneğin bir başkasının konuşmasını gizlice kaydederek veya özel hayatına müdahale ederek elde edilen bir delil de, temel insan haklarını ihlal ettiği ve hukuka aykırı bir yöntemle toplandığı için CMK m. 206/2-a ve m. 217/2 uyarınca yargılamada kullanılamaz ve hükme esas alınamaz. Hukuk devleti ilkesi ve adil yargılanma hakkı, delilin kaynağı kim olursa olsun, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin dışlanmasını gerektirir.