Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin E:2021-240, K:2021-1114 sayılı kararında, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde hangi ilkeler vurgulanmış ve faiz başlangıç tarihi olarak neden olay tarihinin kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #215297

Yargıtay, anılan kararında manevi tazminatın bir ceza olmadığını, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak özgün bir nitelik taşıdığını ve miktarının 22.06.1966 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı'ndaki ilkeler (tarafların sosyal-ekonomik durumu, olayın niteliği, kusurun ağırlığı vb.) doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda, failin yoğun kastı dikkate alındığında hükmedilen tazminatın az olduğunu belirtmiştir. Faiz başlangıcı konusunda ise, 'Haksız fiilde, zarar eylemin gerçekleştiği tarihte meydana gelmiş olup faiz başlangıcı da haksız fiil tarihi olmalıdır' ilkesini benimsemiştir. Bu nedenle mahkemenin faizi dava tarihinden başlatmasını hatalı bularak, faizin olay tarihinden (haksız fiilin işlendiği tarihten) itibaren işletilmesi gerektiğine karar vermiştir. (Yargıtay 4. HD, E:2021-240, K:2021-1114)