Vekil ile takip edilen bir idari davada, duruşma davetiyesinin vekil yerine doğrudan davacı asile (kuruma) tebliğ edilmesi, Danıştay 3. Daire'nin E: 2009/1720, K: 2011/6748 sayılı kararına göre nasıl bir sonuç doğurur?
Danıştay 3. Dairesi'nin anılan kararına göre bu durum, usule aykırı bir tebligattır ve yargılamanın adil yürütülmesini engellediği için bozma sebebidir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi, 'vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağını' emredici bir hükümle düzenlemiştir. Dosyaya vekaletname sunmuş bir vekil varken, duruşma davetiyesinin vekile değil de asile tebliğ edilmesi geçersiz bir tebligattır. Bu geçersiz tebligata dayanılarak vekilin yokluğunda duruşma yapılması ve karar verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir ve bu nedenle verilen karar hukuka aykırı olur. (Danıştay 3. Daire, E: 2009/1720, K: 2011/6748)