Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/441 ve 2020/231 E., 2022/140 K. sayılı kararlarında 'delil elde etme yasağı'na örnek olarak sayılan 'tanıklıktan çekinme hakkı olanlara bu hakkın hatırlatılmaması' durumu, aynı zamanda bir 'delil değerlendirme yasağı' olan 'tanıklıktan çekinen şahidin önceki ifadelerinin okunamaması' ile nasıl bir ilişki içindedir?
Yargıtay'ın bahsi geçen kararlarında 'tanıklıktan çekinme hakkı olanlara bu hakkın hatırlatılmaması' bir **delil elde etme yasağı** örneği olarak, 'tanıklıktan çekinen şahidin önceki ifadelerinin okunamaması' ise bir **delil değerlendirme yasağı** örneği olarak verilmiştir. Bu iki durum arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır: 1. **Delil Elde Etme Yasağı (Hakkın Hatırlatılmaması):** CMK m. 45 vd. maddelerinde tanıklıktan çekinme hakkı olan kişilere (sanığın nişanlısı, eşi, kan veya kayın hısımları vb.) bu haklarının dinlenmeden önce hatırlatılması zorunludur (CMK m. 45/3, m. 48/2, m. 50/1-b). Eğer bu hak hatırlatılmaz ve kişi ifade verirse, bu ifade hukuka aykırı bir yöntemle (kanunun emredici hükmüne aykırı olarak) elde edilmiş sayılır. Bu, delil elde etme aşamasındaki bir hukuka aykırılıktır ve bu ifadenin delil olarak kullanılması CMK m. 206/2-a ve m. 217/2 uyarınca mümkün olmamalıdır. 2. **Delil Değerlendirme Yasağı (Önceki İfadelerin Okunamaması):** CMK m. 210/1, tanıklıktan çekinebilecek bir kimsenin, duruşmada tanıklıktan çekinmesi halinde, önceki (soruşturma aşamasındaki) ifadesinin okunmasına ancak kendisinin rızasıyla izin verir. Eğer tanık duruşmada çekinme hakkını kullanırsa ve önceki ifadesinin okunmasına rıza göstermezse, soruşturma aşamasında (belki de hakkı hatırlatılmadan veya baskı altında) verdiği ifade dahi, hukuka uygun elde edilmiş olsa bile, duruşmada delil olarak değerlendirilemez ve okunamayarak hükme esas alınamaz. Bu durum, hukuka uygun elde edilmiş bir delilin bile sonradan değerlendirilmesinin yasaklanmasına bir örnektir. **İlişki:** Eğer tanığa soruşturmada çekinme hakkı hiç hatırlatılmamışsa, orada alınan ifade zaten 'elde etme yasağı' kapsamında hukuka aykırıdır. Bu tanık duruşmaya geldiğinde çekinme hakkını kullanırsa, önceki hukuka aykırı ifadenin okunması zaten düşünülemez. Ancak, tanığa soruşturmada hakkı usulüne uygun hatırlatılmış ve ifade vermiş olsa bile, duruşmada çekinme hakkını kullandığında, CMK m. 210/1 gereği (rıza yoksa) o önceki (hukuka uygun elde edilmiş) ifade dahi 'değerlendirme yasağı' kapsamında kalır ve okunamayarak delil olarak kullanılamaz. Kısacası, hakkın hatırlatılmaması delilin elde edilişini sakatlarken, sonradan tanığın çekinmesi ve rıza vermemesi, hukuka uygun elde edilmiş bir ifadenin bile değerlendirilmesini engelleyebilir. Her iki durum da sanığın adil yargılanma hakkı ve tanığın haklarının korunmasıyla ilgilidir.