Aile konutu niteliğindeki bir taşınmaz üzerindeki ipoteğin, diğer eşin rızası alınmadan tesis edilmesi halinde, bu ipoteğin kaldırılması davası devam ederken taşınmazın cebri icra yoluyla satılması davanın seyrini nasıl etkiler? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/2-2935, K: 2017/1722 sayılı kararının bu konudaki gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #215200

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun anılan kararına göre, dava konusu aile konutunun cebri icra yoluyla satılması, davanın konusuz kalmasına neden olur. Gerekçesi şudur: TMK m. 194, eşin iradi tasarruflarını (satış, ipotek vb.) diğer eşin rızasına bağlayarak aile konutunu korur. Ancak cebri icra, iradi bir tasarruf değildir. TMK m. 705/2 uyarınca, cebri icra ile mülkiyet tescilden önce alıcıya geçer. Bu durumda, taşınmaz 'aile konutu' niteliğini iradi olmayan bir işlemle yitirmiş olur. Dolayısıyla, davacının TMK m. 194'teki korumadan yararlanma olanağı kalmaz ve ipoteğin kaldırılması talebi konusuz hale gelir. Bu nedenle mahkemenin 'karar verilmesine yer olmadığına' dair bir karar vermesi gerekir. (zulkufarslan.av.tr/aile-konutu-ipotegin-kaldirilmasi/)