YCGK 2019/441 sayılı kararında atıf yapılan Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu ve Askeri Yargıtay kararlarında, özel görüşmelerin hukuka aykırı olarak kayda alınması durumunda bu kayıtların delil değeri hakkında nasıl bir sonuca varılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21518

YCGK 2019/441 sayılı kararında atıf yapılan kararlarda, özel görüşmelerin hukuka aykırı olarak kayda alınması durumunda bu kayıtların delil değeri hakkında şu sonuçlara varılmıştır: **Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 14.02.2011, 17.02.2011 ve 24.02.2011 tarihli kararları:** * Özel görüşmelerin ortam dinlemesi yoluyla kayda alındığı, * Konuşmaların kayda alınması hususunda önceden verilmiş bir (mahkeme) karar bulunmadığı, * Dolayısıyla dinleme ve kayda almanın hukuka aykırı olduğu, * Bu nedenle, gerek hukuka aykırı olarak elde edilen ses kayıtlarının, gerekse bu ses kayıtlarının yorumu niteliğindeki yazıların **delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığı** belirtilmiştir. * Aynı nedenlerle, hukuka aykırı olarak elde edilen ses kaydındaki konuşma ile konuşmaların yorumu niteliğindeki yazı içeriğinin irdelenmesine ve değerlendirilmesine gerek bulunmadığı, sonuç olarak hukuka aykırı elde edilen delillerin kullanılamayacağı ifade edilmiştir. **Askeri Yargıtay'ın 12.01.2011 tarihli ve 21-18 sayılı kararı:** * Sanığa ait ses kaydının, sanığın **iradesine aykırı biçimde ve gizlice kaydedildiği** için hukuka aykırı bir delil olduğu, * Bu nedenle, suçun ispatı amacıyla **delil olarak kullanılamayacağı** sonucuna ulaşılmıştır. Her iki grup karar da, usulüne uygun bir karar olmadan, gizlice ve kişinin rızası hilafına elde edilen ses kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu ve ceza yargılamasında sanık aleyhine delil olarak kullanılamayacağını açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum, Anayasa'nın ve AİHS'nin özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyetine ilişkin güvenceleriyle doğrudan ilgilidir.