Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/25325 E., 2017/1571 K. sayılı kararında, sanığın akaryakıt dolumu yaparken kolluk kuvvetlerini görmesi üzerine heyecanlanıp bir miktar akaryakıtı denize dökmesi eyleminde, mahkemenin beraat kararının bozulmasının nedeni nedir? Sanığın hangi kusurluluk türleri açısından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir?
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanığın balıkçı barınağındaki teknesinden bidonlara yakıt transferi yaparken kolluk kuvvetlerini görmesi üzerine panikleyerek hortumun düşmesi sonucu 5-10 litre civarında motorinin denize döküldüğü olayda, yerel mahkemenin verdiği beraat kararının bozulmasının nedeni, **sanığın kusurluluk türünün (kast veya taksir) yeterince tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulmasıdır.** Daire, dosya kapsamına göre denize dökülen motorinin çevre kirliliğine neden olacak mahiyette olduğunu değerlendirdikten sonra, yerel mahkemenin oluşa ilişkin kabulüne göre (sanığın heyecanlanması ve hortumun düşmesi) sanığın yüklenen eylemden (TCK m. 181 - çevrenin kasten kirletilmesi veya TCK m. 182 - çevrenin taksirle kirletilmesi) hangi kusurluluk türünden sorumlu olduğunun tartışılması gerektiğini belirtmiştir: * **Kasıt (TCK m. 181):** Sanığın, kolluktan kaçmak veya delilleri yok etmek amacıyla motorini kasten denize döküp dökmediği değerlendirilmelidir. İhbarın 'yakıtı satmak maksatlı transfer ettiği' yönünde olması ve 'ekip araçlarından korkan sanığın menşei belli olmayan yakıtı denize boşaltmaya çalıştığı' tespiti kasıt ihtimalini gündeme getirebilir. * **Taksir (TCK m. 182):** Eğer kasıt unsuru yoksa, sanığın heyecan ve panikle dikkatsiz ve özensiz davranarak (hortumu düşürerek) motorinin denize dökülmesine taksirle sebep olup olmadığı değerlendirilmelidir. Bu durumda basit taksir mi, bilinçli taksir mi olduğu da ayrıca irdelenmelidir. Mahkemenin, sanığın eyleminin hangi kusurluluk derecesiyle (kasten mi, taksirle mi) gerçekleştiğini somut delillere göre tartışıp, sonucuna göre hukuki durumunu belirlemesi gerekirken, bu değerlendirmeyi yapmadan beraat kararı vermesi eksik inceleme ve yetersiz gerekçe olarak kabul edilmiş ve hükmün bozulmasına neden olmuştur.