Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2007/2898 E., 2008/3015 K. sayılı kararında, sanığın yakın mesafedeki maktule ateş etmek isterken, tüfeğin namlusundan tutarak kendisine engel olmaya çalışan mağdurenin de isabet alarak yaralanması eylemi, hangi kusur türü kapsamında değerlendirilmiş ve neden taksirle yaralama olarak kabul edilmemiştir?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanığın yakın mesafedeki maktule ateş etmek isterken, bu sırada tüfeğin namlusundan tutarak kendisine engel olmaya çalışan mağdurenin de isabet alarak yaralanması eylemi, **olası kastla yaralama (TCK m. 86, m. 21/2)** suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Mahkemenin bu yöndeki takdir ve uygulaması Daire tarafından isabetli bulunmuştur. Bu eylemin taksirle yaralama (TCK m. 89) olarak kabul edilmemesinin nedeni, olası kastın unsurlarının olayda gerçekleşmiş olmasıdır. Olası kast, TCK m. 21/2'de 'Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır.' şeklinde tanımlanmıştır. Somut olayda: 1. **Öngörme:** Sanığın, maktule ateş etmeye çalışırken, çok yakınında bulunan ve tüfeğin namlusundan tutan mağdurenin de bu atıştan isabet alarak yaralanabileceğini öngörmesi hayatın olağan akışına uygundur. Mağdurenin konumu ve müdahalesi, yaralanma riskini açıkça ortaya koymaktadır. 2. **Kabullenme (Sonucu Olursa Olsun Diyerek Fiili İşleme):** Sanık, mağdurenin yaralanabileceğini öngörmesine rağmen, maktule ateş etme eylemine devam etmiş ve bu sırada mağdurenin yaralanması sonucunu da (doğrudan istemese bile) kabullenmiş, 'olursa olsun' düşüncesiyle hareket etmiştir. Taksirle yaralamada ise failin neticeyi öngörmemesi (basit taksir) veya öngörse bile istememesi ve gerçekleşmeyeceğine güvenmesi (bilinçli taksir) söz konusudur. Olayda, mağdurenin yaralanma ihtimalinin yüksekliği ve sanığın buna rağmen ateş etme eylemini sürdürmesi, basit bir dikkatsizlik veya tedbirsizlikten öte, olası sonucu kabullenme iradesini göstermektedir. Bu nedenle Daire, olası kastla yaralama suçunun oluştuğu yönündeki yerel mahkeme kabulünü yerinde bulmuştur.