Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2017/4598 E., 2018/641 K. sayılı kararında, lokantada hesap yüzünden çıkan tartışmada sanığın katılana yumrukla vurması sonucu katılanın kalp krizi geçirmesi olayında, sanığın cezai sorumluluğunun (kasten yaralama, olası kastla yaralama, bilinçli taksirle yaralama, taksirle yaralama) belirlenmesi için hangi hususun araştırılması gerektiği vurgulanmıştır?
Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanığın katılana yumrukla vurması sonucu katılanın mevcut kalp damar hastalığının akut hale geçerek kalp krizi geçirmesi ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olması olayında, sanığın cezai sorumluluğunun doğru bir şekilde belirlenebilmesi için **'sanığın, katılanın kalp rahatsızlığını önceden bilip bilmediği'** hususunun araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Bu araştırmanın sonucuna göre sanığın eyleminin hukuki nitelendirmesi değişebilecektir: * Eğer sanığın, katılanın kalp rahatsızlığını **önceden bildiği** tespit edilirse; eyleminin **bilinçli taksirle yaralama (TCK m. 89, m. 22/3)** veya hatta **olası kastla yaralama (TCK m. 86, m. 21/2)** suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerekecektir. Muhalefet şerhinde bu durum olası kast olarak değerlendirilmiştir. * Eğer sanığın, katılanın kalp rahatsızlığını **önceden bilmediği** tespit edilirse; eyleminin **taksirle yaralama (TCK m. 89)** suçunu oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerekecektir. Mahkemenin bu önemli ayrımı yapmadan ve bu hususu tartışmadan karar vermesi, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe olarak kabul edilmiş ve bozma nedeni yapılmıştır. Zira failin sübjektif durumu (bilme unsuru), suçun manevi unsurunu ve dolayısıyla hukuki nitelendirmesini doğrudan etkileyecektir.