YCGK 2018/527 sayılı kararında, taksirle hem oğlunun hem de ailevi bağı olmayan İ.A.'nın ölümüne neden olan sanık hakkında TCK m. 22/6'da düzenlenen şahsi cezasızlık sebebinin uygulanamamasının gerekçesi nedir? 'Münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu' koşulu bu olayda neden gerçekleşmemiştir?
YCGK 2018/527 sayılı kararında, sanığın taksirli eylemi sonucu hem kendi oğlu N.E.'nin hem de aralarında ailevi bir bağ bulunmayan İ.A.'nın ölmesi ve bir kişinin de yaralanması nedeniyle, TCK m. 22/6'da düzenlenen şahsi cezasızlık sebebinin uygulanamayacağına karar verilmiştir. Bunun temel gerekçesi, TCK m. 22/6'daki 'münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından' koşulunun somut olayda gerçekleşmemiş olmasıdır. TCK m. 22/6'nın uygulanabilmesi için, taksirli hareket sonucu meydana gelen neticenin **yalnızca (münhasıran)** failin kendisini (kişisel durumu) ve ailesini (ailevi durumu) etkilemesi, onlara acı ve ızdırap vermesi ve artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağduriyete yol açması gerekir. Madde gerekçesinde de 'fiilden dolayı münhasıran failin kişisel ve ailevî durumu itibarıyla zararlı netice meydana gelmiş bulunmalıdır; böyle bir netice ile birlikte söz konusu durumlara ilişkin bulunmayan başka bir netice de meydana gelmişse fıkra uygulanmayacaktır' denilmektedir. Somut olayda, sanığın oğlunun ölümü nedeniyle kişisel ve ailevi durumu bakımından ağır düzeyde etkilendiği ve mağdur olduğu kabul edilmekle birlikte, aynı olayda ailevi bağı olmayan İ.A.'nın da ölmesi ve bir başka kişinin yaralanması, neticenin 'münhasıran' failin kişisel ve ailevi durumunu etkilemediğini, başkalarının da zarar gördüğünü ortaya koymaktadır. Bu durumda TCK m. 22/6'nın aradığı 'münhasırlık' koşulu gerçekleşmemiştir. Kararda ayrıca, TCK m. 85/2 (birden fazla kişinin ölümü veya bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanması) gibi durumlarda, neticelerin bölünerek, ölenlerden birinin faille ailevi yakınlığı nedeniyle TCK m. 22/6'nın uygulanması, diğerleri için ise ayrı bir karar verilmesinin mümkün olmadığı vurgulanmıştır. Ancak, failin bir yakınının ölmesi, temel cezanın belirlenmesinde (TCK m. 61) dikkate alınabilecek bir husustur.