YCGK 2018/527 sayılı kararında, işveren sanığın soğuk demircilik ve kaynak işleri yapan işyerinde, oğlu N.E. ve İ.A.'nın elektrik akımına kapılarak ölmeleri olayında, İ.A.'nın sanığın bilgisi dışında gelerek işe yardım etmesi, sanığın İ.A.'nın ölümünden dolayı taksirle sorumluluğunu ortadan kaldırmış mıdır? Nedensellik bağı ve öngörülebilirlik bu bağlamda nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21493

YCGK 2018/527 sayılı kararında, işveren sanığın, komşusunun teras katına demir direk dikme işini yaparken, oğlu N.E. ile birlikte, sanığın bilgisi ve izni dışında yardıma gelen İ.A.'nın da elektrik akımına kapılarak ölmesi olayında, İ.A.'nın ölümünden dolayı sanığın taksirle sorumluluğunun devam ettiği kabul edilmiştir. Gerekçeleri şöyledir: 1. **Sanığın Birincil Kusuru ve Yükümlülük İhlali:** Sanık, iş yapılacak yerin yakınında bulunan yüksek gerilim hattına karşı herhangi bir koruyucu önlem (elektriği kestirme, bariyer çekme, ikaz levhası asma vb.) almamıştır. Ayrıca, başkalarının sağlığı için tehlike oluşturabilecek işin yapılmasına nezaret etmeyip, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi olmayan işçilerine (ve yaşı küçük olan oğluna) işi bırakmıştır. Bu durumlar, sanığın 4857 sayılı İş Kanunu, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü ve Yapı İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Yönetmeliği gibi mevzuattan kaynaklanan temel yükümlülüklerini ihlal ettiğini ve dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını göstermektedir. 2. **Nedensellik Bağının Kesilmemesi:** Mağdur İ.A.'nın sanığın bilgisi dışında gelerek, sanığın çalışma güvenliğini sağlamak zorunda olduğu yerde yapılan ve nezaret etmesi gereken işe yardım etmesi, sanığın asli kusurlu eylemleri ile meydana gelen ölüm neticesi arasındaki nedensellik bağını ortadan kaldırmamıştır. Sanığın önlem almama şeklindeki ihmali davranışı, kazanın meydana gelmesinde asli bir etkendir. İ.A.'nın oraya gelmesi, bu asli ihmalin sonucunu değiştirmemiş, sadece zarar gören kişi sayısını etkilemiştir. 3. **Öngörülebilirlik:** Sanığın, ağır ve tehlikeli işler sınıfındaki bir işte, özellikle yerleşim yerine yakın ve yüksek gerilim hattı bulunan bir alanda önlem almadan çalışılmasının, sadece kendi işçileri için değil, çalışma sahasına yaklaşabilecek veya (somut olaydaki gibi) yardıma gelebilecek üçüncü kişiler için de tehlike oluşturabileceğini ve zarar görebileceklerini öngörmesi gerekirdi. Kararda, sanığın mensup olduğu meslek, yaşam tecrübesi ve ortak tecrübeler dikkate alındığında, çalışma sahasına başka kimselerin de gelebileceğinin ve zarar görebileceğinin öngörülebilir olduğu kabul edilmiştir. Sanık ise bu öngörülebilir neticeyi öngörememiştir (basit taksir). Sonuç olarak, İ.A.'nın kendi iradesiyle oraya gelmiş olması sanığın sorumluluğunu kaldırmamış, sanığın İ.A.'nın ölümünde de taksire dayalı kusurunun bulunduğu kabul edilmiştir.