YCGK 2019/211 sayılı kararında, sanık M.Ö.'nün işveren olarak, çatıda çalışan Y.E.'nin ölümüyle sonuçlanan iş kazasında kusurlu bulunmasının temel nedenleri nelerdir? Ölenin işi götürü ücretle yapması ve sanığın işin yapımına nezaret etmesi, işçi-işveren ilişkisi ve sorumluluk açısından nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21492

YCGK 2019/211 sayılı kararında, sanık M.Ö.'nün işveren olarak Y.E.'nin ölümüyle sonuçlanan iş kazasında kusurlu bulunmasının temel nedenleri, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almaması ve dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranmasıdır. Spesifik olarak: 1. **Güvenli Çalışma Ortamı Sağlamama:** Çatı kaplaması üzerine çatı merdiveni veya kalas uzatılıp güvenli yürüme yolları oluşturulmamıştır. 2. **Emniyet Tedbirlerinin Eksikliği:** Çatının tepe kısmına çelik halat gerilerek ölenin bu halata bağlanacak bir emniyet kemeri ile çalışması sağlanmamıştır. 3. **Yükümlülüklerin İhlali:** İşveren olarak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun o dönem yürürlükte olan 77. maddesi ve ilgili tüzükler uyarınca iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi alma, araç ve gereçleri noksansız bulundurma yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Ölenin işi götürü ücretle yapması ve sanığın işin yapımına (çalışmalarına nezaret etmesi, başlarında durarak işin gidişatını takip etmesi) katılması, aralarındaki ilişkiyi salt bir eser sözleşmesinden çıkarıp işçi-işveren ilişkisi olarak değerlendirilmesine yol açmıştır. Kararda, ölenin sanıkla 1.000 TL götürü ücret karşılığı yaptığı anlaşmanın 'götürü bir iş (hizmet) sözleşmesi' olduğu, ölen ile sanık arasındaki ilişkinin 'işçi-işveren ilişkisi' olduğu ve olayın 5510 sayılı Kanun kapsamında bir 'iş kazası' olduğu kabul edilmiştir. Bu tespit, sanığın işveren olarak iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alma yükümlülüğünü doğurmuştur. Sanığın işe nezaret etmesi, işin yönetim ve denetiminin kendisinde olduğunu, dolayısıyla işveren sorumluluğunun devam ettiğini göstermektedir. Bu nedenle, sanığın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak öngörülebilecek neticeyi öngörmediği ve ölüm olayında kusurunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.