Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/12 E., 2021/21 K. sayılı kararında, taksirli suçlarda bulunması zorunlu olan beş temel husus nelerdir? Bu unsurlardan 'sonucun öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemiş olması' ile bilinçli taksir arasındaki fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21488

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/12 E., 2021/21 K. sayılı kararında, taksirli suçlarda bulunması zorunlu olan hususlar (taksirin unsurları) şöyle sıralanmıştır: 1. Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması (TCK m. 22/1). 2. Hareketin iradi olması (failin davranışı kendi iradesine dayanmalı). 3. Sonucun istenmemesi (failin neticeyi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmemesi). 4. Hareket ile sonuç arasında nedensellik bağının bulunması (meydana gelen netice, failin iradi hareketinden kaynaklanmalı). 5. Sonucun öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemiş olması (basit taksir için geçerli olan durum). 'Sonucun öngörülebilir olmasına rağmen öngörülmemiş olması' unsuru basit taksiri (TCK m. 22/2) tanımlar. Burada fail, objektif olarak öngörülebilir olan bir neticeyi, kendi dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığı nedeniyle fiilen öngörmemiştir. Bilinçli taksir (TCK m. 22/3) ise bu durumdan farklıdır. Bilinçli taksirde fail, neticenin meydana gelebileceğini **fiilen öngörür**, ancak bu neticenin gerçekleşmesini istemez. Buna rağmen, şansına, tecrübesine veya başka bir etkene güvenerek hareketine devam eder ve öngördüğü ancak istemediği netice meydana gelir. Kısacası, temel fark; basit taksirde neticenin fail tarafından **öngörülmemesi**, bilinçli taksirde ise neticenin fail tarafından **öngörülmüş olmasıdır.** Her iki durumda da netice istenmemektedir. Ancak bilinçli taksirde öngörüye rağmen risk alınması, kusurun daha ağır kabul edilmesine ve cezanın artırılmasına neden olur.