Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/11620 E., 2024/4683 K. sayılı kararında, sanık hakkında bilinçli taksir hükümleri uygulanarak temel cezanın artırılması sırasında, hangi gerekçelerin bilinçli taksir koşullarını oluşturmayacağı belirtilmiş ve bu durum cezanın belirlenmesini nasıl etkilemiştir?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/11620 E., 2024/4683 K. sayılı kararında, sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksir (TCK m. 22/3) hükümleri uygulanarak artırılması sırasında, Dairenin yerleşik içtihatlarına göre şu hususların tek başına bilinçli taksir koşullarını oluşturmayacağı belirtilmiştir: * Kullanılan aracın modelinin eski olması * Ehliyetsiz araç kullanmak Kararda, bilinçli taksiri oluşturan ihlalin somut olayda yalnızca 'alkollü araç kullanmaktan' ibaret bulunduğu kabul edilmiştir. Mahkemenin, bilinçli taksir nedeniyle cezayı artırırken, alkol dışındaki bu unsurları da (eski model araç, ehliyetsizlik) dikkate alarak TCK m. 22/3 uyarınca temel cezayı 1/3 oranı yerine daha yüksek bir oran olan 1/2 oranında artırması hukuka aykırı bulunmuş ve sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği gerekçesiyle bozma nedeni yapılmıştır. Bu karar, bilinçli taksirin varlığının ve buna bağlı olarak ceza artırım oranının belirlenmesinde, hangi davranışların neticenin öngörülmesine rağmen istenmemesi kapsamına gireceğinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini ve her kusurlu davranışın otomatik olarak bilinçli taksir oluşturmayacağını göstermektedir. Alkolün kendisi neticenin öngörülmesine rağmen (kaza yapma ihtimali) hareket etme durumunu destekleyebilirken, aracın eski olması veya ehliyetsizlik gibi durumlar tek başına bilinçli taksiri değil, basit taksirin ağırlığını etkileyebilecek unsurlar olarak değerlendirilebilir.