Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/4768 E., 2023/695 K. sayılı kararında, hafif yokuş yukarı yolda, kapıları açık vaziyette, yolcunun yerine oturmasını beklemeden seyreden sanık hakkında hangi taksir türünün uygulanması gerektiği belirtilmiş ve temel cezanın belirlenmesinde hangi ilkelere dikkat çekilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #21486

Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2020/4768 E., 2023/695 K. sayılı kararında, hafif yokuş yukarı yolda, kapıları açık vaziyette ve yolcunun (muhtemelen ölen veya yaralanan) yerine oturmasını beklemeden seyreden sanık hakkında **bilinçli taksir (TCK m. 22/3)** hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi bir bozma nedeni olarak belirtilmiştir. Bu durum, sanığın, kapılar açık ve yolcu henüz yerine oturmamışken hareket etmenin tehlikeli bir neticeye (yolcunun düşmesi, yaralanması veya ölmesi) yol açabileceğini öngördüğü halde, bu neticenin gerçekleşmeyeceğine güvenerek (belki de acelecilikle veya tecrübesine güvenerek) hareket ettiğini ve neticenin meydana geldiğini düşündürtmektedir. Temel cezanın belirlenmesi konusunda ise kararda, TCK m. 61'de yer alan suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile TCK m. 3/1'de belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak, asli kusurlu olarak ölüme sebebiyet veren sanık hakkında alt sınırdan makul oranda uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi de hukuka aykırı bulunmuştur. Yani, sanığın kusurunun ağırlığı ve olayın vahameti dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan daha yüksek belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.